Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Karikatür Sergileri

Karikatür veya mizah deyince bir çoğumuzun aklına "gülmek" geliyor. Bu gülmenin nasıl olduğu veya neye güldüğümüz(bel altı espriler, küfürler) pek önemli değil sanki. Hepimiz LeMan, Penguen, Uykusuz gibi popüler haftalık mizah dergilerini alıp okuyor ve gülüyüruz. Ama sanat olarak "karikatür"ü düşündüğümüzde onda gülüşün yanında bakış ve duruş da var. Baloncukların genelde az olduğu ya da hiç olmadığı sanatsal karikatürler, karikatüristin sanatçı duyarlığının ve dünyadaki duruşunun temsili aslında. Bu karikatürlere hayat verenlerden Erdem Çolak ve Sait Munzur'un geçen hafta Antakya'da ortak bir sergileri vardı. Nasıl müziğin, renklerin, kelimelerin dünyayı tanımlama, yorumlama ve değiştirme gücü varsa çizgilerin de etkili bir sanatsal silah olduğunu anlıyor insan sergidekileri görünce. Bu sergi sona erdi; ama bu seneki İzmir Enternasyonal Fuarı'nda dünyaca ünlü karikatür sanatçısı Turhan Selçuk'un "Önce Çizgi Vardı" adlı sergisi…

At izi it izi...

Herkese merhabalar...

Bu günlerde dikkatimi tekrardan inatla çekmeye başlayan, gündelik hayatta herkesin karşılaştığı ama pek farkında olmadığımız bazı olayları (bir hikayeyi) paylaşmak istedim...

Bazı genel kabul görmüş kavramlar, olgular çok kolay istismar aracı olarak kullanılabiliyor. Bunu kullanan kişiye de gerçekten amacına ulaşmada fayda sağladığını görebiliyorsunuz, fakat bu onun doğru yolla amacına ulaştığını göstermiyor. Peki bunun farkında olanlar eğer çok sayıda kişi değilse(hatta tek tük kişi ise); yapılan iş, izlenen yol o kişi bazında ve yapılan iş bazında aslında zımni(kapalı, üstü örtük) olarak destek ve teşvik görmüş olmuyor mu??? Diğer kişilere de aynı yolla amaçlarına ulaşabilceklerine örnek teşkil etmiyor mu, ve asıl bu noktadan sonra genele yayılan yanlış alışkanlık, toplumsal kültür tahribatını başlatıyor belki de...

Dedim ya; genel kabul görmüş kavramları amaçlarına kolayca kullanan bir toplumsal alışkanlık gelişiyor. Burada bir diğer örtülü amaç da genel kabul …

Savaş ve Barış

Irak, Bosna, II. Dünya savaşı, 17 ağustos depremi, Çernobil, yanan Antalya ve Çanakkale, Karadeniz sahil yolu katliamı, Almanya'daki gurbet işçileri, çöp toplayan çocuklar, mevsimlik işçiler ve aileleri...

Tüm bunları barışa rock festivaline katılan gençleri gördükten sonra tekrar düşündüm. Gerçekten gerek tipleri, gerek konuşma biçimleri tamamiyle başka bir coğrafyanın insanı gibiydiler. Kendilerine uzatılan mikrofona "Savaşa karşıyız!" diye haykırıyorlardı.

Kimisi tek eli üzerinde zıplıyor, kimisi elinde bira ile kendini müziğe kaptırmış kafa sallıyordu. Çoğu farklı illerden gelmişlerdi. Kafkaslar'da savaş başlamıştı. Bizim gençler değişik saç biçimleri ile haykırıyorlardı: "Savaşa karşıyız!".

Savaşa karşı çıkmak güzel şey... Herkes savaşa karşı olmalıdır zaten... Ancak hangi hüzün, hangi savaş bizi savaş karşıtı olan bir etkinlikte çılgınlar gibi eğlendirebilir? Yanan ormanların evsiz köylüleri, göçük altında kalan ufacık bedenler! Savaşa tabiki karşıyız...…

İlkokul

Bazı günler dilime çok eskiden öğrendiğim bir ilkokul marşı takılır, sözlerini doğru hatırlamıyor olabilirim ama internette bulamadım bu sözleri; kaybolup gitmemesi için yazıyorum.

İlkokul yarını öğreten bize,
İlkokul hayatı gösteren bize,
Okumak öğrenmek bilmek ne güzel,
Çeksin arkasından bizi bu emel.

Bir gün biz ayrılsak da ondan ancak,
Daima başımızda parlayacak,
Anne oracıkta açılan kucak,
Vatan oracıkta yanan bir ocak.


Okullar yine açılıyor... Önlük sevinci, sol yan cebime koyacağım mendil ile tamamlanıyor; yeni ayakkabım da varsa benden keyifli kimse yoktur o günlerde :)

Birkaç ay önce köy öğretmenlerini oluşturduğu bir site ile karşılaşmıştım; bu güne kadar yazamadığım için özür diliyorum.

http://www.koyogretmeni.com adresine bir bakın, belki sizin memleketinizde de az da olsa yardımınız olabilecek bir okul vardır.

Java'da String Karşılaştırma

Java'da string karşılaştırması yaparken yaşayabileceğiniz problemlerden biri kullandığınız yerele (Locale) göre sonuçların yanlış olma ihtimalidir. Mesele normal bir sıralayıcı kullandığınız zaman büyük ihtimalle Türkçe karakterleriniz sıralamanın sonunda yer alacaktır. 


Bu sorunu çözmek için (elbette Türkçe için değil sadece, İspanyolca'daki ñ harfi ile ilgili de problemler çıkabiliyor) Collator adı verilen bir sınıftan yararlanılıyor. Bu sınıf yardımıyla sıralamalar istenen bir yerele göre rahatça yapılabiliyor. Örnek bir sınıf kodunu aşağıda bulabilirsiniz ve deneyebilirsiniz. Konunun ayrıntılı açıklamasını aşağıda verdiğim kaynak bağlantısıyla inceleyebilirsiniz. Kaynak kodu çalıştırdığınız zaman normal sıralamada Türkçe karakterlerin sona gittiğini ama Collator kullanınca uygun Locale ile doğru yerlerde bulunduğunu görebilirsiniz.

import java.awt.EventQueue;
import java.text.Collator;
import java.util.Arrays;
import java.util.Collections;
import java.util.List;
import java.util.…