Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Linux 2.6.28 Kerneline İlk Bakış

Linux 2.6.28 kerneli resmi olarak yayınlandı. İnternet üzerinde karşıma çıkan bir ilk bakış yazısını okurken bir yandan da Filistin'de, Gazze'deki olaylarla ilgili bir yazıyı okuyordum. İnsan bir an düşünüyor. Bu ne biçim çelişkidir. Linux kerneli yenilikleriyle beraber oldukça kolaylaştırıcı, yararlı şeyler getirmiş. Ama neye yarar? İşimi kolaylaştıracak, artık daha hızlı bir şekilde disklerimi hatalara karşı tarayabileceğim, grafik kartım daha verimli kullanılacak. Falan Filan. E Peki Gazze'de veya dünyanın başka bir yerinde savaş nedeniyle, düzen nedeniyle, açlık nedeniyle, yokluk nedeniyle ölen ve hayatı boyunca bir bilgisayarı olmayacak, bilgisayar görmeyecek olan çocuğa, insana ne faydası var bu kernelin? Bilim ve teknoloji artık çığrından çıkmıştır. İnsanlık için bir işe yaradığı yoktur. Tamamen egemenlere yaramaktadır. Eğer bir Filistin'li çocuğun ölmesine seyirci kalıyorsam ve umursamıyorsam, kernelin yeni sürümü çıkmış, bu da bana yılbaşı hediyesi olmuş neye …

Ayrıntıların ayrımında olmak

GNU lisanslı içerik yönetim sistemi Drupal ile şimdiye kadar bir çok site yaptım (Bir ara Drupal'i size anlatır temel kurulumun nasıl yapıldığını, sizinle paylaşırım). Sitesinden son versiyonu indirip sıkıştırılmış dosyaları açıyor ve ftp ile site sunucunuza(host) yüklüyorsunuz. Siteyi kurmak çok uzun süren bir işlem değil; ancak benim saatlerimi aldı: Yüklediğimde izinlerle ilgili bir hata veriyordu, yani "You don't have permission to access / on this server" hatası. İnternette çözümler aradım, .htaccess dosyasına müdahelelerde bulundum. Dosyaları çalışan sitemin alt klasörüne koyuyor ve alan ismini oraya yönlendiriyorum. İşin tuhaf yanı web sitem ve benzer şekilde alt klasörlerde barındırdığım diğer siteler normal çalışıyordu. .htaccess'te yaptığım değişikliklerle kurulum sayfasını görüyor; ama tasarımını düzgün göremiyordum. Farklı html sayfalarıyla denedim çalıştı, dosyaların izinlerini değiştirip denedim yine de tasarımı tam görülmüyordu. Firefox'ta say…

Tahir Özgür : Öykülerin Fotoğrafı

"Öykülerin fotoğrafını çekmek istiyorumO'nu, bir pasajın girişinde gördüm...Elinde şemsiye vardı... Ayağında ise sandelet... Üzerinde kısa kollu bir gömlek...Yanında boş bir tabure....Arkasında yeşil bir duvar...Bir taburenin üzerinde uyukluyordu......Ve yüreğim ağladı o an...Bayramdan bir gün önceydi....Yani, "Arefe" günü..Yani herkesin karınca kaderince bayram hazırlığı yaptığı, çarşıda, 'iğne atsanız yere düşmez' denilen günlerden bir gün...Alışverişten geliyor ve işyerime çıkıyordum..İşte öylece gördüm O'nu orada..."

Devamını okumak için lütfen Öykülerin Fotoğrafı adresini tıklayın.

(Sürekli takip ettiğim Fotoritim e-Fotoğraf dergisinden)
(Tahir Özgür'ün özgeçmişi)

GNU/Linux'te kaynak kodtan kurulum yapmak

GNU/Linux işletim sisteminde kaynak kodtan program kurma
Günümüzde artık neredeyse bütün GNU/Linux'lerin (Slackware dışındakiler mi demeliyiz :) ) kullanıcının işini kolaylaştıran bir paket yöneticisi var. Paket yöneticisi olmasa bile kendi özel paket sistemleri (Debian tabanlı sistemler için deb uzantılı, Red Hat sistemler için rpm uzantılı) var. Bu kendi özel paketlerini genellikle çift tıklama ile kurabiliyorsunuz. Paket yöneticisi de çoğu GNU/Linux kullanıcısının bileceği gibi işleri oldukça kolaylaştırıyor. Paketi arıyorsunuz, seçiyorsunuz ve kur diyorsunuz. Paket gerekli bağımlılıklarıyla beraber kuruluyor. Güncellemesi geldiği zaman görebiliyorsunuz, güncel sürümüne sorunsuz bir şekilde yükseltebiliyorsunuz.

Buraya kadar herşey güzel. Diyelim ki paket depolarında olmayan, ve sadece kaynak koduna sahip olduğunuz bir programı kurmak istediniz. Ne yapacaksınız? Paket depolarında aradığı programı bulamayanların ve bir şekilde kaynak koda erişenlerin sorduğu en temel sorudur bu. Ö…

Rastgele Sayı Üretme

Bir çok uygulaması olan rastgelelik için, programlarda rastgele sayı üreteçleri kullanılır. Rastgele sayı üreteçleri fiziksel veya yazılımsal bir cihaz olabilir. Fiziksel cihazlara örnek olarak para atma, rulet tekeri (diğer şans oyunları için), Zener diodlarındaki termal gürültü verilebilir. Gerçek anlamda rastgelelilik için özellikle Entropi kaynakları (radyoaktif bozulma, atmosferdeki radyo dalgaları gürültüsü)kullanılabiliyor.

Bilgisayarlara baktığımızda rastgelelik için Yalancı (Pseudo) Rastgele Sayı Üreteçleri dediğimiz algoritmalar kullanılıyor. Bu algoritmalar (PRNG) rastgelelik özelliği olan uzun sayılar oluşturur. En sık karşılaşılan bir PRNG Doğrusal Congruential üreticidir. Bu üretici sayıları üretmek için aşağıdaki tekrarı kullanır:

X_{n+1} = (a X_n + b)\, \textrm{mod}\, m


Kaynak:
Random Number Generation
Bir cevap

MVC ile Java SE ortamında uygulama geliştirme

Model-View-Controller (MVC) nedir?
Grafiksel kullanıcı arayüzü (GUI – Graphical User Interface) kütüphanelerini (AWT, Swing, ..) kullanarak yazılım geliştirdiyseniz, MVC tasarım deseniyle karşılaşmış olmanız oldukça olasıdır. MVC ilk olarak 1979 yılında Xerox Palo Alto araştırma merkezinde Smalltalk geliştiricisi olan Trygve Reenskaug tarafından, veri erişimi, iş mantığını ve kullanıcıya gösterilen davranışları birbirinden ayırmak için ortaya atılmıştır. Daha kesin olarak açıklayacak olursak MVC üç parçaya bölünebilir:

Model: Model veriyi ve bu veriye erişim ile güncellemeyi yöneten kuralları temsil eder. Kurumsal yazılımlarda, model genellikle gerçek yaşam sürecinin yazılım karşılığı olarak hizmet eder.

Görünüm (View):Görünüm modelin içeriğini ortaya çıkarır. Model verisinin tam olarak nasıl gösterilmesi gerektiğini tanımlar. Eğer model verisi değiştiğinde, gerektiğinde görünümde temsili güncellemelidir. Bu itme (push) yaklaşımı kullanımıyla yapılabilir, bu yaklaşımda görünüm model üzer…

Shichinin no samurai

Sonunda Yedi Samuray (Shichinin no samurai) filmini izleyebildim :). Sürekli olarak adını ve methini duyduğum Akira Kurosawa filmi. Uzunluğu nedeniyle kesik kesik izlemiş olsam da bir bütün olarak kavrayabildiğime inanıyorum.

Japonya'nın bir dönemini (samurayların aşırı derecede arttığı ve ateşli silahların artmasıyla onlara rağbetin azaldığı diyebilir miyiz?) anlatan film çiftçileri, samurayları, haydutları oldukça güzel anlatıyor. Filmdeki her bir karakterin ince işlenmiş özellikleri ve samurayların onurlu, dirençli mücadele anlayışları samuraylığı bırakmayı düşünen ana kahraman samurayla oldukça güzel anlatılıyor. Çiftçiler, çiftçilerin samuraylara bakışı, korkaklığı, ve korkaklığın nasıl yenilebileceği...

Anlatmakla bitmez bu film, izlemek lazım. Ben özetle mücadelenin gerekliliğini,savaşların birileri için her zaman kayıp olduğunu ve örgütlenmenin önemini anladım filmden. Her izleyen farklı anlayacaktır mutlaka. Teknik olarak filmi değerlendirmek te haddim değil ama görüntüler …