Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnternet

Son zamanlarda takip ettiğim siteler ve bloglarda İnternet'in sürüm 4 (IPv4) adres uzayının gittikçe küçüldüğüne dair ve bu bağlamda İnternet'in geleceğini değerlendiren yazılar yer alıyor. Kalan IPv4 adresleri %10'un altına inmiş durumda.

Konuyla ilgili yazılar:
IPv4 Free Pool Drops Below %10
Why IPv6 essential for your freedom
Internet addresses expected to run out next year
At Current Rates, Only a Few More Years' Worth of IPv4 Addresses

Uygulama Sunucusu ve Web Sunucusu

Sürekli karşılaştığım sorulardan biri uygulama sunucusunun ne olduğu sorusudur. Uygulama sunucusu google'daki ingilizce tanımlara bakarsak basitçe n katmanlı mimaride iş mantığı ve iş süreçlerini gerçekleştirmek üzere API sunan sunucudur. Özetle sunucu taraflı iş mantığını çalıştırmak için ana motordur. Örneğin Java uygulama sunucuları size Java web uygulamalarını ve hizmetlerini sunmanız için gereklidir. Web sunucusu ile arasındaki farka gelirsek, bir yazıdan yararlanarak (çevirerek) açıklamaya çalışacağım.Soru. Bir uygulama sunucusu ile web sunucusu arasındaki fark nedir?Yanıt. Bütüne bakacak olursak, web sunucusu bir tarayıcıda görüntülenecek sayfaları sunar, bir uygulama sunucusu ise bir istemci uygulamasının çağırabileceği metotları sunar. Daha ayrıntılı söyleyecek olursak:Web sunucusu
Uygulama sunucu özellikle HTTP isteklerini kotarır, uygulama sunucusu ise farklı tipteki protokollerle uygulamalara iş mantığını sunar. Web sunucusu HTTP protokolünü kullanır. Web sunucusunun ça…

Anket

İşletme bölümünde yaptığım yüksek lisansımın sonuna yaklaştım. Ancak doldurmaktan hiç hoşlanmadığım anketlerden birini insanlara doldurtmak zorundayım :(

Tez konum "Web eksenli stratejik pazarlama planlaması". Anket te amacımız ise web sitelerinden beklenen özellikleri ortaya çıkarmak. 34 soruluk olan ve 4 dk süren bu anketi doldurup katkıda bulunursanız, söz veriyorum bundan sonra anket seçmeyip gelen anketlerin çok uzun olmayanlarının tümünü dolduracağım :).

Anket çalışmasının sonuçlarını kodveus ta paylaşacağım. Teşekkürler.

Aşağıdaki bağlantıdan anket sayfasına ulaşabilirsiniz:

http://qtrial.qualtrics.com/SE?SID=SV_4HEYYKZDgydJpI0&SVID=Prod

GNU'da Türkçe Çeviriler

Indeks kullanılmayan tablolar için iki SQL cümlesi

Indeks kullanmadığımız tablolarda bazen tüm kolonları aynı olan ya da benzer verilere sahip kayıtlar oluşur.

Bunlardan fazla olan kayıtları silmek için ROWID den yararlanabiliriz.

/*Birden çok kaydın fazla olanlarını silip tek kayda indirmek*/
DELETE from Tablo1 t where rowid NOT IN (select min(rowid) from Tablo1 b where t.ogrenci_no = b.ogrenci_no and t.kayit_durum = b.kayit_durum group by b.ogrenci_no, b.kayit_durum);


Tablolarda Indeksleme yapmadığımız alanlar için insert cümlesine kontroller ekleyebiliriz, böylece çift kayıt atılmasını önlemiş oluruz:

/*Insert cümlesinde kayıt durumu kontrolü*/
INSERT INTO tbl_ogrenci t (tbl_ogrenci_no, tbl_ogrenci_ad, tbl_kayit_durum) select 87, 'Eray', 'A' from dual where not exists (SELECT * FROM tbl_ogrenci o WHERE o.tbl_ogrenci_no = t.tbl_ogrenci_no AND o.tbl_kayit_durum = 'A');

Sanal Yaşam Farkındalığı

"İnsanoğlu; kapandığı bilgisayarlardan, karşısına yerleştiği televizyonlardan, çift katlı camlardan, pencerelerin önündeki beton ve demirden, doğayı göremiyor..." diye bitiriyor Bekir Coşkun yazısını. Basit ve öz bir cümle ile. Ne kadar doğru ama herkes alışmış hatta farklı şekilde yaşayan insanlar yadırganmaya bile başlanmış. Çoğu insanın önüne bilgisayarı, televizyonu versen bir de ekmek ile aşını, kapansa odaya başka birşey istemeyecek belki de...Çalışan insanların çoğu bu şekilde yaşıyor zaten. Ama birçok insan bunu özel hayatında da uygulamaktan vazgeçmiyor. Bazen bir arkadaş ziyaretinde açılmış bilgisayarlar, tv'ler onlar birincil konu olmuş; "yok internette şunlar var, vay internete bağlanamıyorum bir baksana yok TV'de şu programı izleyelim" ağızlardan dökülenler...Belki hayat şartları bizi bilgisayarın, TV'nin dört duvarın içine hapsediyor ancak kendi özel hayatımızda da toplanılan arkadaş ortamlarında da, sosyal ortamlarda da buna direnecek, öz…

İzmir'in Taşları

Birden bire gözlerimde şimşekler çakmaya başladı. Ayağımı bir taşa çarpmıştım ve ağza alınmayacak küfürler ediyordum. Madem bu küfürler ağza alınmayacaktı, o zaman zaten küfür denen birşey olmazdı. Demekki küfür ağza alınabilecek ve dönem dönem edilebilecek birşey. Bu gibi durumlarda acıyı baya hafifletiyor. Evet, baya küfür ettim o taşa. Sonra düşündüm, iyi ki çarpmışım.

Ayağımın taşa çarpması ile birlikte dünyanın yok olma süreci içerisindeki olaylar zincirine bir olay daha eklemiş oldum. Belki ayağımı oraya çarpmam, bir başkasının çarpmasını engellemişti... Belki o çarpma sonucunda adam bir yere yetişemeyecek, yetiştiği yerde hayatını değiştiren insanla karşılaşamayacak, onla evlenemeyecek ve çocuk sahibi olamayacaktı. Doğan çocuk belkide evrim zincirinin ortaya çıkaracağı en kapasiteli bireylerden biri olacak, müthiş zekası ile bilgisayarla çözmesi yüzlerce sene alacak problemleri daha kısa sürede çözebilecek yöntemler geliştirecekti... Bu sayede ışık hızına ulaşıp galaksiler arası…