Ana içeriğe atla

Gümüldür'de çadır kampı

Farkettim ki her an gezmeye hazırmış benim çantam; yalnızca 10 dakika sürdü giyeceklerimi hazırlamak, çantam ise zaten hazırdı çadır kamı yapmaya. Sırtladım ve çıktım.

Günlük olarak da kullandığım bu çanta, aslında normal hayatta ihtiyaç duyma olasılığımın çok az olduğu, anneme göre ıvır zıvır, bence önemli bir çok araç-gereçle dolu. Al ve çık, nereye istersen. Bu defa kamp yapmaya çıktım çantamla.

Bir buçuk yıl sonra yine çadır kurabilmenin hayaliyle 9 saatlik yol, eşya taşımak, alışveriş de bir çırpıda oluverdi. Hedef Gümüldür, Hipokamp; Denizatı tesislerinin kamp yeri.

Gördüğümüz diğer kamp alanlarına kıyasla daha bakımlı, daha güvenli bir yer burası. Denizatı otelinin olanaklarından faydalanailiyor olmanız ve sağladıkları olanaklar fiyatlarına da biraz yansımış ama hakediyorlar. Çadır için 9, kişi başı 13 ytl ile kalıyorsunuz günlük.

Çam ağaçları altında, iki adım ötede berrak ve sakin bir deniz (biraz tuzlu ama) ile karşıladı bizi gümüldür. "Kafa dinlemek" için iyi bir yer; etrafta koşturan fazla insan da yok.


Mangal yakma da, bizim için önemli bir unsur, izin verilen bir etkinlikti. Çok rüzgarlı olduğu için sahilde yakmak zorunda kaldık ama olsun, güzeldi.Saatte kaç km hızla esiyordu bilmiyorum, çok çektirdi bize rüzgar. Bu kadar rüzgarlı bir havada mangal yakabildiğimiz için kutluyorum kendimizi, tam bir takım çalışmasıydı. Katlanır sandaleyemizin birkaç defa uçması, pişirdiklerimizin kumlara bulanması (yıkayıp tekrar pişirdik :)) sağa sola fırlayan tabaklarımız, poşetlerimiz arada lanet okumamıza neden olsalarda keyfimizi kaçıramadı mangal başında.


Deniz ve doğanın tadını çıkardık 2 günde de olsa. Bir kamp macerası da böyle bitti...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
dostum çok imrendim sana. aynı şeyi ben yarın yapacağım. hipocamp'ta olacağım.

üniversite öğrencisi olarak hipocamp nasıl bir yer bilemiyorum, umarım çok kalabalık değildir, komşu çadır karavanların sesleriyle falan rahatsız olmayız diye umuyorum. sakin bir ağaç gölgesi bir de uzağımda deniz olsun, gerisi hiç önemli değil diyorum.

keşke daha uzun yazsaymışsın yazını, ayrıntıları ile anlatsaymışsın. yine de çok sağol. esenlikler.

ALPER