Ana içeriğe atla

Bülbül Üzerine Bir Yazı

Neden her türkümüze girmiş bülbüller, peki şimdi nerdeler, nerelerde öterler? Belkide hiç bülbül görmemiş ve işitmemiş bir kuşağız. Bülbül ötüşünün güzelliği ile bilinen bir kuş. O dertli dertli öttükçe, aşıklarımız, ozanlarımız hayatın gerçeğini öten bülbülün sesinde aramışlar, bülbülü yar, yari bülbül olarak görmüşler.

Bilirem aşıksan güle

Gülün halından kim bile
Bizim bahçadaki güle
Dolaşıp söz atma bülbül

Bülbüllerin aslı mısan

Kafeslerde besli misen

Benim gibi yaslı mısan

Niçin giydin kara bülbül

Güle aşık olan, gül için gözyaşı döken, gurbete giden, ölen, terkeden, bu garip kuş bize aşkı, güzelliği ve temizliği türkülerle anlatır olmuş. Sanki bülbüllerin gidişiyle tüm güzellikler bir bir yok olmuş, bülbülün ötüşünü bile türkülerden hatırlar olmuşuz.

Usül erkan bilmez nadan elinden
Usül ağlar erkan ağlar yol ağlar

Bülbülün figanı gonca gülünden

Bülbül ağlar diken ağlar gül ağlar


Bülbüller bu toprakları terk ettikçe, ayılar türedi sanki. Bir bülbülün ötüşünden etkilenen insanlar kayboldu, hırsızlar, çalanlar çoğaldı. Bülbül üzerine ne zamandır türkü yazılmıyordur bilmiyorum. Ancak ne zaman bir türküde yeniden bülbüllerden söz edilecek, gerçek bir bülbül sesini ne zaman duyabileceğiz işte o zaman bir şeylerin değiştiği zamandır diye düşünüyorum.

Bahçede Bir Bülbül Ağlar
Gülün Elinden Elinden
Gazel Dökmüş Solmuş Bağlar

Yelin Elinden Elinden


Peki gülü bülbülünden, bülbülü gülden koparılmış, köpük partileri eşliğinde ayılaşmış ve kendini Avrupa ve Amerika'nın hayvanat bahçelerinde arayan bir toplum bu narin kuşu ne zaman hatırlar ?

Yürürken mütevazi bir dükkanın önünden geçiyorum. Tonton bir amca bir elinde sigarası diğerinde çayı ile dükkanın önünde oturuyor. İçeride radyo açık, amcanın sesi ile radyonun sesi karışmış; aynı türküyü mırıldanıyorlar birlikte:

"Konma bülbül konma nergis dalına
Öldürürler aman bir yar yolunaaaaaaaaa
"

Bülbülle gül ayrı olsa da, bu türkü söylendiği sürece bülbülün bir gün geri döneceğini biliyorum. O günü biz görür müyüz? Zor...

"Ölürsem o günden yani bülbüller gelmezden önce, öyle gibi de görünüyor... Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni, ve tepemde bir nergis dalı, öten bir bülbül de olursa........"

Yorumlar

ozancok dedi ki…
Ülkenin kendi kültürünü bırakmadılar ki...Herkesin ağzında bir yabancı kelime,kendi müziğine, şiirine her gün daha da yabancılaşan bir sürü haline geldi toplum.Yüzyıllar boyu Osmanlı'da müzik, resim, şiir yasaklanmış...Bunları üretenler, yeri gelmiş canlarını ortaya koymuşlar...Sistematik bir şekilde kültürünü yaşaması engellenmiş yüzyıllar boyunca...müzik yapana, resim yapana "kafir" damgası yapıştırılmış.Kültürü yok edilmiş,ama o kültürü taşıyanlar her zaman olmuş ve bugüne ulaşmış. Belki biraz da bu yüzden kendi kültürüne bu kadar yabancı bir toplumda yine de sahiplenenler var...az da olsa...