Başınıza gelmediyse bile gelecektir, hele ki Türkiye gibi "müteahit" (her nasıl yazılıyorsa) cennetinde. Lavabonuz, banyonuz, tuvaletiniz tıkanacaktır. Peki ne yapacaksınız? Şu ticari ürünleri kullanıp açabilirseniz ne mutlu size. Ancak biz 1 haftalık bir eziyet çektik. Market raflarında gördüğümüz her türlü ürünü denedik fayda etmedi. Kırdırmaya karar verdik, ama şansımızdan kırdırmaya gerek kalmadı. Sülfürik asit denedik, olmadı, tazyikli su denedik olmadı en sonunda gelen tesisatçı tıkanıklığın temel çıkışı olan su giderini yerinden söküp elini sokup temizledi.
Siz siz olun saçlara falan dikkat edin. Ve hatta en iyisi saçlarınızı kazıtın. Diyelim olan oldu, tıkanıklık ciddi o zaman kırdırmadan önce sülfürik asit deneyin. Tıpta okuyan arkadaşımın deyimiyle saçı mide asidi bile eritemiyor, bu deneyde sülfürik asidin de eritemediğini gördük. Artık ticari ürünler ve sülfürik asit işe yaramıyorsa bir tesisatçı çağırın.
Bilgisayar alanından hareketle yaşamla ilgili her şeyi paylaşmaya çalışan arkadaşların oluşturduğu kollektif bir günlüktür.
Bilgisayar ve insan beyni
Kuşkusuz ki çağımızın en büyük gelişmelerinden biri olan bilgisayarın bireysel yaşantıdan tutun da tüm bilimsel gelişmeleri etkilediği, yaşama ve insana yepyeni bakış açıları, yeni ufukları açtığı somut olarak kendini hissettirmektedir. Daha çok bilgiyi depolayıp ihtiyaç halinde hızı bir şekilde geri getirme işleviyle sağladığı kolaylığın yanında böyle bir yeteneğin hangi bilgi birikimi hangi anlayışca geliştirdiği soruları tekrar onu geliştiren insan beyninin yetenekleri üzerine dikkatimizi çekmektedir.
Bilgisayar insan beyninin basit bir kopyası mıdır ? şeklindeki özetsel bu sorunun içinde özellikle kopyalama ile teknik araç ve gereçler arasındaki sıkı ilişkinin sırrını verir. İkinci önemli nokta bilimsel anlayışın temel zorunlu anlayışı olan aynı koşulların aynı ortamlarda aynı sonuçları gerçekleştireceği gerçekliği: bizi beynin bilgiyi depolayıp istendiğinde geri çağırmasındaki dinamiklerin bir makinada sağlanması durumunda aynı sonuçların vereceğii bilgisine pekiştirir.
Burada bahsettiğimiz beynin basit bir kopyasının yani sadece depola git ara bul getir fonksiyonunun hayata geçirilmesidir. Aksi halde bilgisayar bir balığın beynindeki bağımsız karar verme yeteneğine bile sahip değildir.
Fakat bu dev gelişmenin anlamlı sonucu insansı düşünme biçiminin analizini bu makinaya bakarak anlamasıdır.Yani if kodlu komutların insanların kendilerinde de var olduklarını hissetmesi len kodlu sayma yeteneğinin kendisinde bulunduğunu vb bir çok bilgisayardaki kodların insanın düşünme süreçlerinde yakalayabilmesi ve yaşamdaki insanın kendini nasıl programladığının bilincine varmasına kadar uzar gider.
İnsanın kendi geliştirdiği araç ile kendisini anlamasının bizi vardıracağı sonuç kuşkusuz ki bunun gibi insan çabasının gerçek amacının kendisini anlaması olmaktadır. O halde insan ürettiğinde kendisini bulabilirse tekrar kendine dönebilirse (basit bir ifadeyle davranışlarının düşüncelerinin sonuçların gözlemleyebilirse) anlamlı bir iş yapmış olduğuna inanabilir ancak bununda zorunlu koşulu kendi dışımızdakileri anlamaktan geçtiğidir. Ne dersin insanın mutluluğu kendi dışındaki gerçekliği anlamasından mı kaynaklanıyor.
Yazan : Ali Ekber YILMAZ
Bilgisayar insan beyninin basit bir kopyası mıdır ? şeklindeki özetsel bu sorunun içinde özellikle kopyalama ile teknik araç ve gereçler arasındaki sıkı ilişkinin sırrını verir. İkinci önemli nokta bilimsel anlayışın temel zorunlu anlayışı olan aynı koşulların aynı ortamlarda aynı sonuçları gerçekleştireceği gerçekliği: bizi beynin bilgiyi depolayıp istendiğinde geri çağırmasındaki dinamiklerin bir makinada sağlanması durumunda aynı sonuçların vereceğii bilgisine pekiştirir.
Burada bahsettiğimiz beynin basit bir kopyasının yani sadece depola git ara bul getir fonksiyonunun hayata geçirilmesidir. Aksi halde bilgisayar bir balığın beynindeki bağımsız karar verme yeteneğine bile sahip değildir.
Fakat bu dev gelişmenin anlamlı sonucu insansı düşünme biçiminin analizini bu makinaya bakarak anlamasıdır.Yani if kodlu komutların insanların kendilerinde de var olduklarını hissetmesi len kodlu sayma yeteneğinin kendisinde bulunduğunu vb bir çok bilgisayardaki kodların insanın düşünme süreçlerinde yakalayabilmesi ve yaşamdaki insanın kendini nasıl programladığının bilincine varmasına kadar uzar gider.
İnsanın kendi geliştirdiği araç ile kendisini anlamasının bizi vardıracağı sonuç kuşkusuz ki bunun gibi insan çabasının gerçek amacının kendisini anlaması olmaktadır. O halde insan ürettiğinde kendisini bulabilirse tekrar kendine dönebilirse (basit bir ifadeyle davranışlarının düşüncelerinin sonuçların gözlemleyebilirse) anlamlı bir iş yapmış olduğuna inanabilir ancak bununda zorunlu koşulu kendi dışımızdakileri anlamaktan geçtiğidir. Ne dersin insanın mutluluğu kendi dışındaki gerçekliği anlamasından mı kaynaklanıyor.
Yazan : Ali Ekber YILMAZ
Hibernate nedir?
Hibernate (1):Kış uykusu demek, bilgisayarı hibernate ettiğiniz zaman güç düğmesiyle kaldığınız yerden devam edecek şekilde tekrar açabilirsiniz.
Hibernate (2): Java için geliştirilmiş olan (NHibernate adında bir de .NET versiyonu vardır) nesne/ilişki eşleme işini yapan, ücretsiz, özgür (LGPL lisansına sahip) bir yazılımdır. Nesne tabanlı alan modelini geleneksel ilişkisel veritabanına çevirmeye yaramaktadır.
Hibernate verilerin saklanması, güncellenmesi, silinmesi, vb. işleri nesne tabanlı modele göre kolaylaştırmak için kullanılmaktadır. Kalıcı sınıfları oluşturup (basit veri sınıfları) bu sınıfları XML kullanılarak eşlenmiş veritabanı tablolarına ve sahalarına kaydetmek için kullanılır.
Benim bu açıklamaları yazmamın tek amacı google aramaları sonucu (hibernate nedir araması yapanlar) bu siteye gelenlere (henüz biz hibernate ile ilgili güzel bir belge hazırlayamadık (hazırlamayı da düşünmüyoruz hibernate'i çok hantal buluyoruz :P ) diye) bilgilendirme ve yönlendirme sağlamak.
Aşağıdaki siteler size Hibernate framework'u hakkında gerekli bilgilendirmeyi daha iyi yapacaktır:
http://files.getdropbox.com/u/1570604/skfiles/kurumsaljava8.pdf
Hibernate (2): Java için geliştirilmiş olan (NHibernate adında bir de .NET versiyonu vardır) nesne/ilişki eşleme işini yapan, ücretsiz, özgür (LGPL lisansına sahip) bir yazılımdır. Nesne tabanlı alan modelini geleneksel ilişkisel veritabanına çevirmeye yaramaktadır.
Hibernate verilerin saklanması, güncellenmesi, silinmesi, vb. işleri nesne tabanlı modele göre kolaylaştırmak için kullanılmaktadır. Kalıcı sınıfları oluşturup (basit veri sınıfları) bu sınıfları XML kullanılarak eşlenmiş veritabanı tablolarına ve sahalarına kaydetmek için kullanılır.
Benim bu açıklamaları yazmamın tek amacı google aramaları sonucu (hibernate nedir araması yapanlar) bu siteye gelenlere (henüz biz hibernate ile ilgili güzel bir belge hazırlayamadık (hazırlamayı da düşünmüyoruz hibernate'i çok hantal buluyoruz :P ) diye) bilgilendirme ve yönlendirme sağlamak.
Aşağıdaki siteler size Hibernate framework'u hakkında gerekli bilgilendirmeyi daha iyi yapacaktır:
http://files.getdropbox.com/u/1570604/skfiles/kurumsaljava8.pdf
http://web.cs.hacettepe.edu.tr/~turgay/ymlab/pdf/Hibernate.pdf
http://belgeler.cs.hacettepe.edu.tr/yayinlar/eski/hibernate2.pdf
http://ftp.cs.hacettepe.edu.tr/pub/dersler/BIL4XX/BIL447_YML/
http://ftp.cs.hacettepe.edu.tr/pub/dersler/BIL4XX/BIL447_YML/
Güncelleme: Bağlantılar güncellendi - 8 Ocak 2010
SQL Server 2000 kurulumda hata
Yeni, HP makinalardan birine SQL Server 2000 kurmaya çalışırken, kurulumu engelleyen şöyle bir uyarı ile karşılaştım:
"A previous program installation created pending file operations on the installation machine. You must restart the computer before running setup. "
MS nin şu sorun sayfasında açıklanıyordu çözümü. Bilgisayarın işletim sistemi kayıtlarının tutulduğu yerde bir anahtarmış bu hatanın nedeni, adı da "PendingFileRenameOperations". Çözdüm sonunda bu yöntemle :)
"A previous program installation created pending file operations on the installation machine. You must restart the computer before running setup. "
MS nin şu sorun sayfasında açıklanıyordu çözümü. Bilgisayarın işletim sistemi kayıtlarının tutulduğu yerde bir anahtarmış bu hatanın nedeni, adı da "PendingFileRenameOperations". Çözdüm sonunda bu yöntemle :)
MDB Tools
Linux kullanıyorsunuz ve Microsoft Access veritabanına işiniz düştü. Birisi size mdb uzantılı Microsoft Access veritabanı verdi. Ne yaparsınız? İlk başta Open Office Database'i denedim. Ama bağlantı hatası vererek bir türlü dosya içeriğini görüntüleyemedim. Daha sonra Windows'a geçeyim açayım diye düşünürken, lan kesin birileri bunu okuyacak projeyi yapmıştır. Bir araştırayım dedim. (Jakarta POI projesi nasıl Excel, Word falan okumaya yarıyorsa ) Ve araştırmalarım başarıyla sonuçlandı. Ubuntu'nun Synaptic paket yöneticisinde mdb diye aratınca mdbtools programıyla karşılaştım. İkiletmeden kurdum ve mdb dosyasını güzel bir şekilde açtım. Şu fedakar programcılar da olmazsa halimiz nicedir diye de serzenişte bulunmayı aksatmadım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)