1 Mayıs, Bülbül ve Gül

İnsanlarla toz ve dumanın, kan damlalarının ve göz yaşının bir arada buluştuğu yerdi Taksim 1 Mayıs'ta. Meydanın gazetelere yansıyan her fotoğrafında insanın insanlıktan çıktığını ve çıkarıldığını görerek öfke ve üzüntü duymuyorsanız; siz de insanlıktan çıkmış ya da çıkarılmışsınız demektir.

Ferhat ile Şirin hikayelerinin doğduğu topraklardı üzerine bastığımız. Bir Aşık Veysel geçmişti mesela, görebilen herkesten daha fazla dünyayı görmüş ve tanımış, uçan kuştan esen yele kadar herşey üzerine öyle şiirler ve türküler üretmişki, en iyi bilimsel buluşlardan milyon kez daha fazla etkileyen, insanın beyninin kalıplarını zorlayan... Ve biz ekranlarda ve gazetelerde Aşık Veysellerin, Ferhatların, Şirinlerin torunlarının kavgalarını izliyorduk...

1 Mayıs'taki görüntüler, gül bahçesine dalıp gülleri dalından koparan insanların görüntüleriydi. Geriye kalan dökülmüş yapraklar ve kırılmış dallardı. Küsen bülbüller, belki bir daha dönmemek üzere terkedeceklerdi bu toprakları ve gittikleri yerde bir daha hiç ötmeyeceklerdi... Bülbül ve gül üzerine yüzlerce türkü bağlamanın tellerine sırf bu yüzden dökülmüştü.

İçinde bulunduğumuz bahçede, güller teker teker soluyor. Ve biz çaresizce solan gülleri ve giden bülbülleri izliyoruz. Ve biz izlerken, bu işten mutlu olanlar sevinçlerini gözümüze sokuyorlar. Ve giden her bir bülbülle bir gül daha soluyor. Bülbüller bahçede değil artık, güller ardı ardına soluyor, alışması çokta zor...

Bahçedeki bir gülün yarasını kendine dert etmiş insanların türkülerini hep söylemeye devam edeceğiz, bülbüllerin geri gelmesini umuduyla.

Ben derdimi söyleyemem
Dilim yaralı yaralı.
Bülbülüm amma ötemem
Gülüm yaralı yaralı.

Linux dosya sistemi

Şu adreste Linux dosya sistemini ayrıntılı bir şekilde gösteren başarılı bir resim elde edebilirsiniz.

SQL sorgularında bir yöntem


"SELECT" komutu ile, aynı tablodan çekilen kayıtları bir rapor halinde doğrudan çıktı haline getirmek durumundaysanız ve herhangi raporlama aracı da kullanmıyorsanız; ilgili kayıtlar üzerinde yapmanız gereken toplam alma, çıkarma v.b. işlemleri de yine SQL içinde yapmak zorunda kalırsınız.

Böyle bir sorunu; T-SQL veya PL-SQL'in komutlarını kullanarak, iç içe parçalı sorgular yazarak ya da dışsal(kapsayıcı) bir "SELECT" kullanarak çözebiliriz. Bende bu dışsal "SELECT" seçeneğini denedim; bir örnek ile anlatmaya çalışayım, işinize yarayabilir.
Öğrencinin notlarını hesaplayan bir örnek yapacak olursak (PL-SQL den'de faydalanıyorum):


Uluslararası İşçi Filmleri Festivali

Bilenler biliyordur; 1 - 10 mayıs arasında işçi filmleri gösterimleri yapılıyor. İzmir, Ankara ve İstanbul'daki gösterimlere katılabilirsiniz(Detaylı bilgi).

Sofya

1-4 Mayıs arasında EC'08 konferansına katılmak üzere Sofya'ya gittim. Bu benim ilk yurtdışına çıkışım oldu ve yalnız gittim. Sofya oldukça yeşil ve güzel bir şehirdi. Bol bol fotoğraf çektim. Ayrıca Sofya henüz Euro'ya geçmediği için neredeyse YTL'ye eşit olan Levasıyla ve ucuzluğuyla çok hoşuma gitti :) . Fotoğrafları inceleyerek Sofya hakkında bir izlenim edinebilirsiniz.

Hatırlatma

Arkadaşlar hepimiz belki farkındayız ama hatırlatmakta yarar var diye düşündüm...

Banka Hesap İşletim Ücretleri

"Banka tırtıkları konusunda Kocaeli Üniversitesi’nden Prof. Alaeddin Bobat yazıyor...“Ne yazık ki bankalar, hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde, vadesiz hesaplardan ‘Hesap İşletim Ücreti’ altında bir ücret kesmekte ve mevduat sahiplerinin bundan haberi bile olmamaktadır. 2005 ve 2006 yıllarında vadesiz hesabımdan kesilen ücretleri açtığım davalar sonucu faiziyle birlikte geri aldım. Her yıl ocak - şubat ayında yine ücret kesiliyor (20 YTL) ve ben yılmadan, bu haksız uygulamaya karşı her yıl dava açıyorum. Ayrıca kredi kartı için kullanım ücretini de geri aldım.”Rezalet o ki... Bankalar yüz binlerce mudiden bu paraları keserken siz geri almak için her defasında mahkemelere gitmek zorunda kalıyorsunuz.. Bir kısım vatandaşın bu kesintiden haberi yok... Bir kısmı uğraşmak istemiyor. Trilyonlarca lira bu şekilde bankaların zimmetine yazılıyor. Prof. Bobat tüketicinin korunmasından sorumlu olan Tüketiciyi Koruma Genel Müdürü’nün ilgisizliğini de kaydediyor. Bu konuda bir yasal düzenleme gerekiyor aslında. Ama iktidar halkın değil bankaların yanında olduğundan, o düzenleme de yapılmıyor. Bu yağma düzenine dur demek için, her tüketicinin hakkını tek tek ya da dernekler aracılığıyla araması zorunlu duruma geliyor."

Orjinal Yazı: Milliyet/30.04.2008 Melih Aşık

Fal

Uzun zamandır yazamıyordum ama bunu telafi edecek bir dönüş yapıyorum. Aşağıda önceden bahsettiğim kısa film atölyesinin ürünü var. Yorumları bekliyorum. İyi seyirler...