Theo Angelopoulos

Theo Angelopoulos'u da yitirdik. Tam da söylediği gibi film çekerken. Gerçi komplo teorisi de var. Yunanistan krizi üstüne film çektiği için bir motorsiklet suikastıyla öldürüldüğüne dair. Nasıl öldüğü, neden öldürüldüğü öldüğü gerçeğini değiştirmiyor.

Bu günlükte ölümlerden söz etmek her ne kadar hoşumuza gitmese de bazen eserleriyle dünyaya katkıda bulunan insanları yitirdikçe, yitirdiğimiz değerler canlanıyor gözümüzde ve özlemimiz artıyor bu değerlerin korunduğu dünyaya.

Sinemanın bu değerli insanı da - her ne kadar çoğu kişiye sıkıcı gelse de - o güzel filmleriyle dünyanın güzelliğine güzellik kattı. Bize kalan görevse ancak onu anmak ve anımsatmak - tıpkı diğer anımsatılması gerekenler gibi - oluyor.

Sonsuzluk ve bir gün filmindeki otobüs sahnesi

Hep Aramızda Olacaklar!

Güney Gönenç'i yitirdik bir süre önce. Pek duyan oldu mu bilemem. Nereden tanırsın derseniz de TBD başkanlığı yaptığını bilmezden önce "Hep Aranızda Olacağım Frederic Joliot-Curie'nin Yaşamöyküsü" kitabını okumuştum. Öldükten sonra öğrendim TBD başkanlığı yaptığını. Güzel insanlar güzel şeyler yapmaya çalışırlar, bize de onları okumak, bir şeyler öğrenmek, nedense onların değerini öldükten sonra anlamak düşer.

Hep aranızda olacağım kitabı, benim için oldukça değerli bir kitap (içeriği kadar bir arkadaşımın doğum günümde hediye etmesi de cabası). Doktora sürecimde arkadaşlarımla tartıştığım bilim ne için, kimin için, nereye kadar sorularına bir nebze olsun yanıtlar vermemi, kendimce kafamda bir bilim-bilim insanı portresi oluşturmamı sağlayan kitaplardandır. Bilim insanı nasıl olmalıdır - özellikle bence - sorusuna yanıt arayanlar varsa edinsinler ve okusunlar bu kitabı. Örnek bilim insanlarından birini - ve hatta bir kısmını - en azından öğreniyorsunuz. Günümüzde bu değerlerin ne kadarı kaldı bilinmez ama insanlık eninde sonunda insanı ve insanlığı değerli kılan dönemleri tekrar yaşayacak, buna dair umudum sonsuz.

Uzun Aradan Sonra

Çok uzun zamandır kodveus'a bir şey yazmıyordum. Yazamamamın  nedeni olarak "özel sebepler" deyip geçeyim. Aslında Mehmet ve Emre dışında pek yazanımız olmuyor bir süredir. Emre, askerde olunca ağırlık Mehmet'in üzerine kaldı. Sağ olsun O da elinden geleni yapıyor.
Bu uzun süre boyunca bilişim alanında birçok gelişme yaşandı. Aklımda kalanlar; internette filtre-sansür konusu, dünyadaki hareketlilikler içinde sosyal paylaşım sitelerinin rolü, Wikileaks, Bilgisayar Mühendisleri Odası kurulması çalışmaları, bilgisayar bilimleri alanından ölümler... Teknik gelişmeler her dönem çok hızlı şekilde oluyor zaten. Onları saymıyorum.
Elbette bu konular üzerine bu kadar zaman geçtikten sonra sadece bir iki laf etmek çok doğru değil. Bir şeyler söylenecekse ayrıntılı yazılmalı. Ama "bilgisayar alanında ölümler" konusuna değinmeden geçmek istemiyorum. Çünkü Steve Jobs ölümü üzerine hala bir şeyler söyleniyor, ilgili kitaplar satılıyor. Ama ben bilgisayar bilimleri alanından ölümler diye bahsederken Steve Jobs'ın ölümünün gölgesinde kalan iki ustadan söz ediyorum.  Elbette bilişim dünyasını yakından takip edenler diğer ölümleri de duydu. Ama genele yönelik haberlerde çok fazla altı çizilmedi. Oysa bilgisayar bilimleri alanına -bence- kesinlikle Steve Jobs'tan daha fazla katkıları olmuştu. Evet, C programlama dilinin ve Unix işletim sisteminin geliştiricilerinden Dennis Ritchie ve yapay zeka alanındaki çalışmaların öncüsü John McCarthy'den bahsediyorum.
 Ne yazık ki "ölü"ler bile eşitsizlikten payını alıyor, "ölüm"ler bile "kullanılabilirlik" açısından sınıflandırılıyor. Steve Jobs'ın hayatını herkese örnek olarak göstermek ve onu toplumun gözünde aklamaya çalışmak, bilimsel çalışmanın veya genel olarak üretimin ne için yapıldığını görmek açısından önemli. "Steve Jobs"lar yaptıklarıyla insanlar için model olarak dayatılırken, bilgisayar biliminin mihenk taşları olan bilimciler satır aralarında bırakılıyor. Yaşamda tek yol olarak zengin olmak ve bunun için her yolun mübah olduğu gösterilirken, insanlığa katkı koymanın yolu gizleniyor. Neyse, uzun süre sonra yazdığım bu yazıyla sizi daha fazla sıkmadan bu konuyla ilgili sözü Richard Stallman'a bırakayım:
...“Öldüğüne memnun değilim; ama gittiğine memnun oldum”. Kimse ölmek zorunda olmayı  hak etmiyor- Ne Jobs, ne Bay Bill, hatta onların yaptıklarından daha fazla kötülük yapmış insanlar bile. Ama hepimiz Jobs'ın, insanların bilgisayar kullanmasına olan kötü etkilerinin sonlanmasını hak ediyoruz. 

Sistem Kullanılabilirlik Ölçeği (System Usability Scale)

Bir sistemin kullanılabilirliği ISO 9241’in 11. bölümünde belirtildiği gibi; sistemi kimin, ne için ve hangi ortamda kullandığı gibi şartlar ve çevresel koşullar dikkate alınarak ölçülebilir.

Kullanılabilirlik üç başlıkta incelenir:

  • Etkililik : Kullanıcılar hedeflerine başarıyla ulaşabiliyorlar mı? 
  • Etkinlik : Hedeflere ulaşabilmek için ne kadar kaynak ve emek harcanıyor? 
  • Tatmin : Kullanıcı bu deneyimden tatminkar mı?


SUS, 10 soru ve bunlara verilecek 5 yanıt seçeneği ile gerçekleştirilir.

  • Bu sistemi sıklıkla kullanacağımı düşünüyorum. 
  • Sistemi gereksiz derecede karmaşık buluyorum. 
  • Sistemin kullanımının kolay olduğunu düşünüyorum. 
  • Sistemi kullanabilmem için teknik birinin desteğine ihtiyaç duyacağımı düşünüyorum. 
  • Sistemin gereksinimlerin birçoğunu çok iyi gerçekleştirdiğini düşünüyorum. 
  • Çok fazla tutarsızlık olduğunu düşünüyorum. 
  • Birçok kişinin bu sistemi kullanmayı kolayca öğreneceğini düşünüyorum. 
  • Sistemi çok hantal, ağır buldum. 
  • Sistemi kullanırken çok güvende hissettim. 
  • Bu sistemi kullanmaya başlamadan önce öğrenmem gereken çok şey var.

Yazılım Geliştirme Anahtar Performans Göstergeleri (KPIs)


Yazılım geliştirmede anahtar performans göstergeleri (KPIs - Key Performance Indicators)
1. Halstead Karmaşıklık ölçümleri ile kaynak kodun karmaşıklığının belirlenmesi.
2. Cyclomatic yazılım kodu karmaşıklığı.
3. Sistem Kullanılabilirlik Ölçeği (System Usability Scale).
4. Yazılım geliştirme kalitesi(Quality Assurance)
5. Gerçek ortam yazılım hata sayısı.
6. Kaynak kodun kaybolması (okunamama, karmaşıklaşma) sonucu uygulamayı yeniden tasarlama ve yazma zamanı yüzdesi (%).
7. Hata sayısının toplam kod satırı sayısına oranı.
8. Yazılım gereksinimlerinin yüzde (%) olarak gecikme oranı, zamanında belirlenememe.
9. Dış kaynak yazılım geliştirme yüzdesi (%).
10. Kritik hatanın toplam hataya oranı(%).
11. Sürüm için planlanan özellik sayısına karşın gerçekleşen özellik sayısı.
12. Yorumsuz checkin sayısı yüzdesi (%).
13. Hata düzeltme için harcanan zaman yüzdesi (%).
14. Testlerde bulunan hata sayısı.
15. Tekrar ortaya çıkan hata sayısı oranı (%)
16. Bir günde yazılan kod satır sayısı.
17. Tasarım süresinin geliştirme süresine oranı.
18. Yeni özellik eklenme oranı
19. En çok katkıda bulunan, en aktif takım üyesi

Yazılımda Kalite Güvencesi (Quality Assurance)


Fonksiyonel olmayan gereksinimler genellikle bir sistemin kalitesi olarak adlandırılır ve ikiye ayrılır:
  • Güvenlik ve kullanılabilirlik gibi çalışma zamanı göstergeleri.
  • Test edilebilirlik, bakım kolaylığı, genişleyebilirlik ve ölçeklenebilirlik gibi yapısal göstergeler. 
Fonksiyonel olmayan gereksinimlere örnekler:
  • Performans
  • Yanıt süresi
  • Kesintisiz çalışma 
  • Geri alınabilme
  • Güvenlik
  • Güvenilirlik
  • Yönetilebilirlik
  • Kullanılabilirlik
  • Birlikte çalışılabilirlik
Fonksiyonel Olmayan Gereksinim Testleri
  • Performans testi
  • Yanıt süresi testi
  • Kesintisiz çalışma testi
  • Geri alınabilme testi
  • Güvenlik testi
  • Kullanılabilirlik testi

Kurumsal Mimari

Günümüzde bilişim teknolojisi, firmaların verimliliği ve karlılığını doğrudan etkileyen, hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır. Firmaların bölümleri arasında uyum, ortak bir hedef ve haberdar olmayı başarabilmesi için kurumsal bir bilgi teknolojileri mimarisine sahip olmaları gerekir.
Kurumsal mimari bir kurumun stratejileri, süreçleri, bilgi ve veri gereksinmeleri, bilişim sistemleri ve teknoloji altyapısını belirli bir çerçeve içerisinde betimleyen, kapsamlı bir belgedir. Kurumsal mimari için en yaygın biçimde kullanılan başlıca dört çerçeve bulunmaktadır:[1]
· Zachman Çerçevesi (the Zachman Framework).
· Açık Grup Mimari Çerçevesi (TOGAF: The Open Group Architectural Framework).
· Federal Kurumsal Mimari (the Federal Enterprise Architecture).
· Gartner Kurumsal Mimarisi (the Gartner Enterprise Architecture).
The Open Group, 90'lı yılların ortalarından beri aralarında IBM, NEC, HP, SAP gibi teknoloji ve üretim lideri firmaların ortak bir çatı altında tecrübelerini paylaştıkları bir konsorsiyumdur. Bu birikimlerin oluşturduğu bilgiler ışığında kurumsal mimari tabanın gelişmesi ve uluslararası standartların oluşması için bir Framework Mimarisi geliştirilmiştir ve halen 150'ye yakın firmanın katkılarıyla gelişmeye devam etmektedir.
The Open Group Architecture Framework (TOGAF) olarak adlandırılan ve yukarıdaki vazgeçilmez ihtiyaçlara çözüm üretmek ve uluslararası standardizasyonla kurumsal mimari yapılarının analizlerinin oluşturulmasında, metodolojiler oluşturarak, çözüm stratejileri geliştirmede işletmelere yardımcı olur. Kurumsal Mimarlar, yöneticiler ve iş geliştirime sorumluları kendilerini sektörlerinde bugünün ve yarının iş ortamında daha yararlı ve verimli hale TOGAF’ın gücüyle getirebilirler.
Zachman modeli 1987 yılında John Zachman tarafından hazırlanmış olup, klasik mimari (inşaat mimarisi) kavramlarının tüm kompleks yapılara uyarlanabileceği ilkesinden yola çıkarak tanımlanmıştır. 1996 yılında ABD kongresi tarafından kabul edilen Clinger-Cohen yasası (Bilgi Teknolojileri Yönetim Reform Yasası) ile ABD kamu kurumlarının bilgi teknolojileri yöneticileri, kurumlarının bilgi teknolojileri mimarisini ortaya koymakla yükümlü kılınmıştır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde kurumların ölçek ekonomisinden faydalanabilmesi için, kamu kurumları bilgi teknolojileri konseyi FEAF'ı (Federal Bilgi Teknolojilileri Mimari Metodolojisi) geliştirmiştir. Bu metodolojinin hitap ettiği kesimin genişliğinden dolayı, belli mimari planları konusunda zorunluluklar getirilmemiş ve tanımları yapılmamıştır. Ancak TEAF (Hazine Bilgi Teknolojilileri Mimari Metodolojisi) ve DoDAF (Savunma Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Mimarisi) hitap ettikleri kurumların kapsamının daha dar ve bu kurumların ihtiyaçlarının belirli olması nedeni ile belli mimari planların tanımını yapmakta, zorunlu ve isteğe bağlı planlar belirtilmektedir. [2]
İyi bir bilgi teknolojileri mimarisi sağladığı teknik faydaların yanı sıra aşağıdaki gözle görülür verimlilik artılarını doğuracaktır[2]:
  • Daha etkin bilgi teknolojileri operasyonu
  • Geliştirme, destek ve bakım maliyetlerinin düşürülmesi
  • Uygulamaların taşınabilir olması
  • Uygulama ve diğer bilgi teknolojileri araçlarının entegrasyon düzeyinin artması, sistem ve bilgi ağı yönetiminin kolaylaştırılması
  • Güvenlik gibi kurumun tamamını etkileyen kritik bilgi teknolojileri sorunlarını çözme kabiliyetinin artması
  • Sistem parçalarının daha kolay güncellenmesi ve değiştirilmesi
  • Varolan yatırımdan alınan verimin artırılması, gelecekteki yatırımların risk faktörünün düşürülmesi
  • Bilgi teknolojileri alt yapısındaki karmaşıklığın azaltılması
  • Var olan kaynaklardan maksimum verimin sağlanması
  • Çözümlerin içeride geliştirilme, satın alma veya dış kaynak kullanımı ile temin edilmesi kararlarının daha etkili ve kolay alınması
  • Yeni yatırımların maliyet ve riskinin düşürülmesi
  • Daha hızlı, daha kolay ve daha ucuz satın alma
  • Bilgi teknolojileri ürün ve hizmetleri ile ilgili kurumsal alt yapının kapsamlı bir planı mevcut olduğundan mevcut alt yapıya uyumlu olarak alınacak ürün ve hizmetin niteliklerinin daha kolay belirlenebilmesi
  • Satın alma kararlarının hızla alınabilmesinden dolayı satın alma ve uygulama hızının artması


· 
Kaynaklar:
[2] Bilgi teknolojileri mimarisi Fatih Emiral, Kurumsal Risk Hizmetleri, Deloitte