Fiber kablolar

Dün vinç ile yapılan bir kazı sırasında 400 mt lik single mode fiber kablomuzu kopardılar. Uzun mesafe olduğu için single mod kullanılmıştı burada ve bu da maliyeti daha yüksek olan bir kablo. Neden böyle olduğuna baktım, merak ederseniz aşağıda anlatılmış:

---
Fiber’in iç yapısı :

Optik Fiber en az iki bölgeden oluşur. Günümüzde kullanılan fiber’ler en az üç bölgeden oluşmaktadır. Bunlar Core (Çekirdek), Clad (Kabuk) ve Coating (Kaplama)
1-Core (Çekirdek) : Core merkez bölgedir ve ışıgın yolculuk ettiği bölge burasıdır. Su borusunun içindeki hareket eden suya benzetebiliriz.
2-Clad (Kabuk): Clad ise ışığın yalnız hareket etmesini ve dış ortama sızmamasını sağlar. Kısacası yolculuk eden ışığı çevresel etkenlerden korur veya yalıtımını sağlar. İkinci görevi ise fiber’ın boyutunu arttırır ve böylelikle fiber’ın dayanıklılığını ve kullanım kolaylığını arttırır.
3-Coating( Kaplama) : Coating veya bir diğer adıyla buffer coating en dış yüzeydir ve Kimyasal ve mekanik zararlardan koruyan en dış tabakadır.

Optik Fiber’ın tipleri Avantaj ve Dezavantajları:

İki tip Optik Fiber vardır. Single Mode Fiber ve Multi Mode Fiber.

a-Single Mode Fiber : Yolculuk eden ışığın tümü tek bir yol üzerinde hareket eder. En yüksek kapasitedeki bilgi multimode fiberden daha iyi iletirler. Çünkü sinyalin yayılması ve clad’a çarparak ilerlemesi yoktur.
b-Multi Mode Fiber : Yolculuk eden ışık çoklu yol üzerinden hareket eder. Data alma ve gönderme single mode fiber’a göre daha yavaş ve kısa mesafelidir.
------------
Kaynak: http://www.bilgiportal.com/v1/idx/35/1725/Network/makale/Fiber-Optik-Nedir-Hakknda-Ksa-Bir-Bilgi.html

Helldorado - A Drinking Song

Keyifli bir şarkı dinlemek ister misiniz?

Helldorado - A Drinking Song


Yeni dinledim, diğer şarkılarına da bakmak lazım...

MEB

Türkiye'de üniversitelerin Özgür/Açık Kaynak yazılım kullanması gerektiği hakkında bir yazı planı yaparken (gerçi yazının sadece başlığını hazırlamıştım) fazlamesai.net'te okuduğum son haber olayı çok güzel özetledi. Çoğu bağımsızlaşmaya çalışan ülkenin özgür/açık kaynak yazılıma yöneldiği günümüzde Türkiye'nin tersine gitmesi hoş değil.

Hafta sonu

Cumartesi günü Libertarias'ı izledim. İspanya iç savaşına aşırı derecede ilgi duyduğum ve üniversiteye yeni başladığım dönemlerde film festivaline İzmir'e geldiğinde gitmeyi başaramadığım (Land and Freedom (Ülke ve Özgürlük)'ı böyle bir festivalde izlemiştim (-: ) ama giden arkadaşımın tavsiyesi aklımdan hiç çıkmayan bir film olduğu için sonunda izlediğime sevindim. İspanya iç savaşı hakkında yapılmış ve konusu kadın hakları olan önemli filmlerden bence. Sonu elbette İspanya iç savaşı gibi bitiyor. Pazar günü Çağatayca günlüğünde adını gördüğüm London to Brighton filmini izledim. Konu oldukça sinir bozucu. Sonu beklediğim gibi bitmedi. Ama film etkileyiciydi. Fazla söze gerek yok. Daha önce Lilja 4 ever ile aynı etkiyi yarattı bende. 

Küçükkuyu ve Assos

Aman gitmeyin. Herkes giderse böyle güzel kalmayacaktır çünkü Küçükkuyu. Hemen yanıbaşındaki Altınoluk'un binalarla dolmuş tepelerini, deniz kıyısını görünce umutsuzduk Küçükkuyu'da böyledir heralde dedik ama yanıldık. Sevindik yanıldığımıza; az yerleşimi, kendi halinde insanları ile sakin, kafanızı dinlemeniz için çok iyi bir yer.

Kaldığımız yer, Gürel Motel; çok güzel bir bahçesi var. Sabah erken saatte sessiz ve tertemiz bir havası oluyor. İşleteni ve çalışanların ilgisi ile burda kalmaktan çok keyif aldık.

Küçükkuyu'nun merkezinde birkaç büyük market var. Ancak otele yakınlardaki alışveriş yapılabilecek tek yer; plastik toplar ve değişik şekerlerde satan eski bakkalardan biriydi. Ama ne isterseniz var bu bakkalda. Biraz ilerde manav ve kasap da bulabilirsiniz. Buradan aldıklarımızı, otelin mangallarında güzelce pişirip yedik.

Bir diğer yemek keyfi de limanda bulabileceğiniz balık lokantaları olacak. Ayvalık Alibey Adası limanına çok benziyor burası. Balık ile birlikte ve salatanıza mutlaka zeytinyağı isteyin, beğeneceksiniz. Liman civarındaki birkaç zeytinyağı dükkanından eviniz için alışveriş yapabilirsiniz.

Otel civarında gezerken, arada motoru ile börek satan adamı yakalarsanız, kır pidesi almayı unutmayın.

Asoss'a gitmeyi düşünürseniz ve aracınız yoksa, tecrübemiz, küçükkuyunun içine kadar (25 dk) yürümeniz ve saat başı kalkan minibüslerin kalktığı yerden binmeniz. Yol üstünde bekleyerek olmuyor, kaçırıyorsunuz :(

Asoss yolu biraz dönemeçli, mide bulantınız varsa bilginiz olsun. sandalet ile gitmeyin, yürümek zorlaşıyor.

Alternatif yaşam
günlüğünde pek çok defa konusu geçen imeceevi de küçükkuyu'ya 20 km mesafede. Vakit bulamadığımız için bu defa ziyaret edemedik ama Murat ziyaret etmiş ve izlenimlerini yazmıştı.

Kuzey ege akdenizden biraz farklı, ama yinede güzel.