GNU/Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GNU/Linux etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Yıllık Birikim: GCC

GNU tarafından geliştirilen GCC derleyicisi bu yıl 25. yaşını kutluyor. İlk olarak 1987 yılında Richard Stallman tarafından dağıtılan GCC, Özgür Yazılım Vakfı tarafından GPL ile dağıtılan önemi büyük özgür bir araçtır.

25 yıldır özgür yazılım dünyasına bütük katkılar sağlayan bu derleyici günümüzde çoğu GNU/Linux, BSD, Mac OS X dağıtımlarında kullanılan temel derleyicidir. Her ne kadar ilk çıktığında GNU C Compiler (GNU C Derleyicisi) adını almış olsa da bugün bir çok dili destekliyor (dolayısıyla adı da değişmiş durumda: GNU Compiler Collection - GNU Derleyici Derlemesi)  : C++, Objective C, Objective C++, Fortran, Java, Ada, Go. GCC'nin Bu dillerin kütüphanelerini de barındırdığını belirtelim.

22 Mart günü, 25. yılını kutlayan bu derleyicinin yeni GCC 4.7.0 sürümü  de yayınlandı. Değerini pek de anlayamadığımız (ama pek çok yerde kullanılan ve kullandığımız) bu araç, özgür yazılım dünyasının temel altyapı gereksinimlerinden birini karşılıyor. 1989 yılından 2012 yılına GCC'nin gelişim çizgisini anlatan bu video (33 dk. olduğunu belirteyim), nereden nereye gelindiğini gösterecektir.

Ayrıntılı bilgi için: http://gcc.gnu.org/

Not: Başlığa aldanmayın, 25 yıllık değil aslında belki de binlerce yıllık bir birikim GCC'yi bugüne taşıyor. Bilimin üretimlerinin ilk merak eden insandan günümüze birikimsel bir şekilde oluştuğunu savunan biri olarak başlığı bu duruma özel olarak değerlendirmenizi rica ediyorum.

Ubuntu Karmic Koala

Sabırsızlıkla beklediğim Ubuntu 9.10 sürümünün betası yayınlandı. Ekim sonunda geliştirme tamamlanmış olacak. Benim gibi yeni sürüm hastası birinin bu kadar sabretmesi bile bir mucize. Normalde beta çıkmadan, alfa 3-4 sürümlerinde bilgisayarımı güncelliyordum ama yaşadığım bir veri kaybı bu seferlik sabırla beklememi gerektirdi :)

Ayrıntılı bilgi: http://www.ubuntu.com/testing/karmic/beta

100 En İyi (Kullanışlı) Açık Kaynak Uygulama

Ubuntu Linux Help sitesinde en iyi (kullanışlı) 100 Açık Kaynak Uygulamanın birer paragrafla tanıtıldığı ve paylaşıldığı bir yazı. Açık kaynak kullanıcıları yararlanabilirler. Yazı İngilizce.

Tomboy

GNU/Linux'te Gnome masaüstü ortamında bir not programı Tomboy. C# ile yazılmış, bir mono uygulaması. TomTom (FAT kullandıkları için Microsoft tarafından patent davası açılmıştı. FAT'ten vazgeçmeye karar verdiler) patent mevzusu nedeniyle Mono ve C# kullanmak istemeyenler tarafından fork edilerek C++ ile geliştirilmeye karar verilmiş (GNote). Bu kararla birlikte ve Microsoft'un C#'ın bazı özelliklerini patentleyip bu dili kullananlar için sıkıntı yaratması nedeniyle, artık GNU/Linux ortamında yeni ve güçlü bir dil olan C#'ı Mono ile kullanma önerileri azalacak gibi. Konuyla ilgili habere buradan erişebilirsiniz. Bu konuyla ilgili "uzak görüşlülüğü" 2006 yılında Stallman bir yanıtta ortaya koymuş sanırım:
"Q1: I'm interested in hearing your opinion on the relationship between Mono and GNOME.

Richard Stallman: Mono is a free implementation of Microsoft's language C#. Microsoft has declared itself our enemy and we know that Microsoft is getting patents on some features of C#. So I think it's dangerous to use C#, and it may be dangerous to use Mono. There's nothing wrong with Mono. Mono is a free implementation of a language that users use. It's good to provide free implementations. We should have free implementations of every language. But, depending on it is dangerous, and we better not do that."

Debian tabanlı sistemlerin paket yönetimi

Debian tabanlı dağıtımlarda (Ubuntu, Mepis, Knoppix) paket yönetim sistemi olarak apt kullanılmaktadır. Apt öğrenildikten sonra paket kurma, kaldırma, sistemi güncelleme ve benzeri işleri oldukça kolaylaştıran bir araçtır. Elbette Debian, Ubuntu'da grafiksel arayüz olan Synaptic Paket Yöneticisini kullanabilirsiniz.

Gelelim temel bilgilere. Debian'da paketler iki çeşittir. Binary paketler (deb uzantılı) çalıştırılabilir dosyalar, yapılandırma dosyaları, man/info dosyaları, telif hakkı bilgisi ve diğer belgelerden oluşan özel bir arşiv biçimidir. Kaynak paketler yazılımın kaynak kodları, Debian'a özgü değişiklikleri içeren dosya, ve dsc yapılandırma dosyasından oluşur. Bu dosyaları dpkg (apt-get ve aptitude önyüz desteğini de kullanabilirsiniz) yardımıyla kullanıp kurabilirsiniz.

Debian paket sisteminin temel aracı dpkg'dir. Alt seviyedeki paket kurma, kaldırma, yapılandırma ile ilgili tüm işleri bu araç gerçekleştirir. Apt ve Aptitude bu araç için bir önyüzdür. Dilerseniz diğer önyüzleri kullanmadan doğrudan dpkg kullanabilirsiniz. Özellikle depolarda olmayan deb paketlerini kurmak için dpkg kullanmanız gereken araçtır. Bu yazıda bahsedilen komutların hepsi uçbirim (terminal) kullanarak işleyebileceğiniz komutlardır.

Paket kurma: dpkg -i paketismi.deb
Paket kaldırma: dpkg -r paketismi(Paket ile ilgili bütün dosyaları, yapılandırma dosyaları da dahil, kaldırmak için "Purge" etmek grekiyor : dpkg -P paketismi)
Paket içeriğini listeleme: dpkg -L paketismi
Kurulu paketleri listeleme: dpkg -l(Daha geniş liste için dpkg --get-selections) Bu listeleme komutları çıktısını bir metin dosyasına kaydedip daha sonra yeni kurduğunuz bir sistemde o metin dosyasını apt'ye girdi olarak vererek daha önce kurulu paketleri tekrar kurabilirsiniz.
Paketi tekrar yapılandırma : dpkg-reconfigure paketismi

Dpkg ile daha ayrıntılı bilgiye komut satırında man dpkg yazarak ulaşabilirsiniz.

Öncelikle aptitude ve apt arasında hangisini kullanmanız gerektiğine karar vermeniz gerekiyor. Resmi olarak Debian geliştiricileri tarafından daha kapsamlı ve kullanışlı olan aptitude kullanılması öneriliyor. İkisi arasında temel olarak bir fark yok, sadece kullanım açısından farklar var. Buradaki komutları ikisi için de vereceğim. Ama ikisini karışık olarak kullanmayın, birine bağlı kalın.

Paket arama
aptitude search flac
apt-cache search flac
Bu komutlar aradığınız bir paketi bulmanıza yardımcı olur. Yukarıdaki iki örnek flac ifadesini barındıran paketleri listeler. Aradığınız paketi listeden bulup yükleyebilirsiniz.

Paketi güncellemelere karşı koruma
Bazı durumlarda bir paketin sabit bir sürümde kalmasını isteyebilirsiniz. Bu durumda hold komutu işinizi görecektir:
aptitude hold paketismi
echo "paketismi hold" | dpkg --set-selections

Güncel depo bilgisi alma
Bir paket kurmadan önce, sistemi güncellemeden önce depolardan güncel paket bilgilerini almak gerekir.
aptitude update
apt-get update

Sistem güncelleme
Aptitude ve apt sistem güncelleme için iki seçenek sunar. Biri upgrade diğeri de dist-upgrade. İlki sistemdeki paketlerin yeni sürümlerini yükler. İkincisi ise sistemdeki paketlerin güncellemesini yaptığı gibi kurulması gereken yeni paketleri de kurar, genellikle dağıtım güncellemelerinde kullanışlıdır. Aptitude ile yeni önerilen ise safe-upgrade.
aptitude safe-upgrade
apt-get upgrade

aptitude dist-upgrade
apt-get dist-upgrade

Paket bilgisini görüntüleme
Bir paket hakkında bilgi almak için
aptitude show paketismi
apt-cache showpkg paketismi

Paket kurma
Kullanmak istediğiniz bir paketi kurmak için aşağıdaki komutları kullanmanız gerekir. Paketin gereksinim duyduğu diğer paketler de otomatik olarak kurulacaktır.
aptitude install paketismi
apt-get install paketismi
(Aynı anda birden fazla paket kurulabilir paket isimleri arasına boşluklar koyularak gerçekleştirilir: aptitude install paket1 paket2 paket3 şeklinde)

Paket kaldırma
Paketi kaldırırken bu paket bağımlı olan paketler de kaldırılacaktır. İşlem esnasında bununla ilgili özet bir bilgi ekranda gösterilecektir. Özet bilgiyi iyice inceledikten sonra işleme onay verilmelidir.
aptitude remove paketismi
apt-get remove paketismi
Yapılandırma dosyalarını da kaldırmak için
aptitude purge paketismi
apt-get purge paketismi
Not: Bu yazıdaki komutların root haklarıyla kullanılması gereklidir. Root kullanıcısının etkin olduğu uçbirim kullanılmıyorsa komutların başına sudo getirilmelidir.

Using APT(Ubuntu) sitesi daha ayrıntılı bilgileri barındırmaktadır.

Kaynaklar:
Using Apt
APT Nasıl
Chapter 7 - Basics of the Debian package management system
Things You Need To Know To Become An Apt Guru
Using APT

Gömülü Linux Belgeleri

Güney Fransa'daki bir gömülü Linux eğitim ve danışmanlık firması eğitim oturumlarında kullandıkları gömülü Linux üstüne olan belgeleri özgürleştirmiş. Gömülü Linux konusuyla ve geliştirmesiyle uğraşanlar, uğraşmak isteyenler için yararlı belgeler var. İngilizce olduğunu belirtmeliyim.

Linux 2.6.28 Kerneline İlk Bakış

Linux 2.6.28 kerneli resmi olarak yayınlandı. İnternet üzerinde karşıma çıkan bir ilk bakış yazısını okurken bir yandan da Filistin'de, Gazze'deki olaylarla ilgili bir yazıyı okuyordum. İnsan bir an düşünüyor. Bu ne biçim çelişkidir. Linux kerneli yenilikleriyle beraber oldukça kolaylaştırıcı, yararlı şeyler getirmiş. Ama neye yarar? İşimi kolaylaştıracak, artık daha hızlı bir şekilde disklerimi hatalara karşı tarayabileceğim, grafik kartım daha verimli kullanılacak. Falan Filan. E Peki Gazze'de veya dünyanın başka bir yerinde savaş nedeniyle, düzen nedeniyle, açlık nedeniyle, yokluk nedeniyle ölen ve hayatı boyunca bir bilgisayarı olmayacak, bilgisayar görmeyecek olan çocuğa, insana ne faydası var bu kernelin? Bilim ve teknoloji artık çığrından çıkmıştır. İnsanlık için bir işe yaradığı yoktur. Tamamen egemenlere yaramaktadır. Eğer bir Filistin'li çocuğun ölmesine seyirci kalıyorsam ve umursamıyorsam, kernelin yeni sürümü çıkmış, bu da bana yılbaşı hediyesi olmuş neye yarar.

Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler
Nazım Hikmet

GNU/Linux ile ilgili açık kaynak kitaplar

Altmışın üzerinde açık kaynak GNU/Linux ile ilgili elektronik kitaplara (kitapların hepsi İngilizce)(Kategoriler şeklinde:Kurulum ve başlangıç, güvenlik, sistem yönetimi,programlama, göç{migration}, kernel, Ubuntu, Redhat, Fedora, Knoppix, Debian) şu bağlantıdan erişebilirsiniz.

E-Bergi

ODTÜ Bilgisayar Topluluğu tarafından aylık olarak hazırlanan e-bergi içeriğiyle her bilgisayar ile ilgilenen insanların takip etmesi gereken bir dergi. Nisan 2007'den beri aylık olarak her sayının arşivine de web sitesinden ulaşabilirsiniz. Ayrıca Ağustos ayında aylık programlama sorusu sayfasına başlamışlar. ODTÜ programlama yarışmasındaki sorulara benzeyen algoritma sorularını takip edip çözmek programlama ve algoritma yeteneklerinin gelişmesi açısından faydalı olacaktır.

7. Linux Şenliği

7. Linux Şenliği bu yıl İzmir'de düzenleniyor. Bahar şenliğiyle harmanlanan şenliğe katılmayı düşünebilirsiniz. Bugüne kadar duyurusunu yapmadığımı bir arkadaşın mesajıyla farkettim :)

Linux dosya sistemi

Şu adreste Linux dosya sistemini ayrıntılı bir şekilde gösteren başarılı bir resim elde edebilirsiniz.


Biraz Magazin, Dağıtımların İsimleri Nereden Geliyor?

Linux ve BSD dağıtımlarının isimlerinin nereden geldiğine dair bir ingilizce blog yazısı ile karşılaştım, işin magazinsel boyutunu oluştursa da merak edenler vardır sanırım (ben bir kısmını duymuştum, ama hepsini öğrenmek linux kültürüme iyi katkı sağladı :P ). Şurayı tıklayarak öğrenebilirsiniz :)

Özgür Yazılım ve Linux

Not : Aşağıdaki yazı İzmir EMO-GENÇ Bülteninde yayınlanan yazımdır.

Özgür Yazılım ve Linux
Özgür Yazılım
Yazılım endüstrisinin henüz donanıma bağlı olduğu dönemlerde, bilgisayar kullanıcılarının yazılımları üzerinde her türlü özgürlüğe sahip olmaları oldukça normal karşılanan bir durumdu. Yazılımların gittikçe karmaşıklaşması üretici firmaların yazılım üzerindeki yatırımlarını telif haklarıyla korumaya yöneltti. Yazılımlarını korumak için sadece çalıştırılabilir sürümü dağıtmak gibi teknik çözümler üretmeye başladılar. Bu şekilde kullanıcıların yazılım üzerindeki haklarını kısıtlamış oldular.
1983 yılında Richard Stallman, bilgisayar endüstrisindeki ve kullanıcılardaki kültür değişiminden rahatsız olduğu için GNU projesini başlattı. GNU işletim sistemi geliştirme Ocak 1984 yılında başlarken, Ekim 1985 yılında Özgür Yazılım Vakfı kuruldu. Richard Stallman bu vakfın kuruluşuyla birlikte, Özgür Yazılım tanımını [1] ve "Copyleft" kavramını, herkes için yazılım özgürlüğü görüşünü ortaya attı. Özgür yazılım, özgürlükleri korumaya yönelik bir akımın adıdır. Özgür yazılım denildiği zaman, İngilizce'deki "Free Software" ifadesinin ilk kelimesinin ("free") çift anlamlı olması dolayısıyla oluşan yanlış anlamayı önlemek için özellikle vurgulanması gereken, "Free software" denildiği zaman "free beer" (bedava bira) değil "free speech" (ifade özgürlüğü)'nün akla gelmesi gerektiğidir [2].

Özgür yazılımın temelinde kullanıcının bir yazılımı çalıştırma, kopyalama, dağıtma, inceleme, değiştirme ve geliştirme özgürlükleri yatar. Daha kesin ve açık bir ifadeyle, özgür yazılım kullanıcılar için aşağıdaki özgürlükleri tanımlar[2]:
  • Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü (özgürlük 0)
  • Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme ve uyarlama özgürlüğü (özgürlük 1). Program kaynak koduna erişim bunun için bir ön şarttır.
  • Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü, böylece komşularınıza yardım edebilirsiniz (özgürlük 2).
  • Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü, bu özgürlüğün amacı tüm topluluğun geliştirmelerden yararlanmasını sağlamaktır (özgürlük 3).Program kaynak koduna erişim bunun için de bir önşarttır.
Bir program bütün kullanıcılara yukarıdaki hakları tanıdığı zaman, özgür bir yazılım olur. Özgür bir yazılıma sahip olduğunuz zaman kopyalarını aynen ya da değiştirerek, ücret karşılığı veya ücretsiz, herkese ve her yerde dağıtma özgürlüklerine sahip olursunuz. Bu özgürlüklere sahip olmak, kimseden izin almamayı ve izin için hiçbir bedel ödememeyi de içerir.
Copyleft, bir programı veya başka bir çalışmayı özgür yapmak için genel bir yöntemdir. Bu yöntemle, özgürleştirilmiş bir çalışmanın tüm değiştirilmiş ve genişletilmiş sürümlerinin de özgür olması garanti altına alınmış olur.
Bir programı özgür yazılım yapmanın en kolay yolu, tüm telif haklarından feragat etmektir. Fakat bunu yaptığınız zaman bazı "kötü niyetli", "işbirliğini sevmeyen" insanların bu yazılımı değiştirerek mülkiyetli bir hale getirmesine yol açmış olursunuz. Değişiklik yaparlar, ve sonuçta elde ettikleri yeni ürünü sahipli bir yazılım şeklinde tekrar yayınlarlar. Sahipli olarak yayınlanan bu yazılımı kullanmak isteyen yeni kullanıcılar yazılımın ilk üreticisinin sağladığı özgürlükten yararlanamazlar. Tüm kullanıcılara özgürlük sağlamak isteyen GNU projesinin "copyleft" yöntemini kullanması bu yüzdendir. GNU yazılımlarının tüm haklarından feragat etmek yerine, o yazılımları "copyleft" yöntemiyle özgürleştirmektedirler. Yazılımlar için Copyleft örneği olarak Genel Kamu Lisansı ("General Public License") (GNU GPL) örnek olarak verilebilir [3]. Yazılım geliştiriciler, ürettikleri yazılımı GNU GPL lisansı altında yayınlayabilirler. Bu şekilde yayınladıkları yazılımlar özgür bir yazılım olur ve bu yazılımlar kimin değiştirdiğinin veya dağıttığının önemi olmadan özgür bir yazılım olarak kalır. İşte bu yazılımlar için Copyleft kavramıdır. Yazılımın hakları korunmuştur, ama sahipli yazılımların yaptığı gibi kullanıcıları kısıtlamak yerine, her kullanıcının haklara sahip olması şeklinde korunmuştur.
Özgür yazılım, geniş bir coğrafyaya yayılmış uluslararası bir çabadır. Bu ortaklaşa çaba sonucunda, son kullanıcılar, geniş organizasyonlar ve idari yönetimler tarafından kullanılan yazılımlar üretilmektedir. Sunucu tabanlı yazılım pazarı incelendiği zaman Apache web sunucusu, MySQL veritabanı ve PHP betik dili gibi pazara hakim yazılımların özgür yazılımlar olduğu görülebilir. Ayrıca tamamen özgür yazılımlardan oluşturulmuş, özgür bilgisayar ortamları da (mesela Debian işletim sistemi) oldukça fazladır. Son kullanıcıların kullanabilmesi için çoğu sahipli yazılıma alternatif olan özgür yazılımlar üretilmiştir. Son zamanlarda, donanımların üzerindeki yazılımların (BIOS, Aygıt sürücüleri, vb.) da özgür birer yazılım haline getirilmesi çabası artmıştır. Artık kullanıcılar bir donanıma para verdikleri zaman, içerdiği yazılım üzerinde istedikleri özgürlüğü elde edebilmektedirler.
Özgür yazılımın ekonomik ve toplumsal olarak etkisini gören çoğu büyük firma (IBM, Red Hat, Sun Microsystems), yatırım kaynaklarının önemli bir kısmını bu yazılımların geliştirilmesine aktararak özgür yazılımların gelişmesine oldukça büyük katkı sağlamışlardır.

Açık Kaynak
Her ne kadar Özgür Yazılım ve Açık Kaynak genellikle birlikte anılan kavramlar olsa da, temelde bu iki kavram birbirinden farklı iki akımı temsil etmektedir. Bir yazılımın özgür olabilmesi için kaynak kodlarını paylaşmasının zorunlu olduğunu yukarıdaki özgürlük tanımı içerisinde belirtmiştik. Kaynak kodlarının paylaşılması durumunda bu yazılımın açık kaynak bir yazılım olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Açık Kaynak Yazılım(“Open Source Software”) akımı, özgür yazılım akımından farklı olarak üretilen yazılımların etik amaçlarından ziyade, işin teknik boyutuyla ilgilenmektedir. Günümüzde Açık Kaynak Yazılım akımı yüzünden çoğu kullanıcı özgür yazılım akımı ile gelen özgürlük kavramının farkında olmadan kullandıkları yazılımın sadece “açık kaynak” olmasıyla ilgilenmektedir.

Neredeyse tüm açık kaynak yazılımlar aslında özgür yazılımdır, çoğu durumda iki terim aynı yazılım kategorisini tanımlar. Ancak bu iki akım bakış açısı olarak farklıdır. Açık kaynak bir geliştirme yöntembilimidir, özgür yazılım ise sosyal bir harekettir. Özgür yazılım hareketi için, özgür yazılım ahlaki bir zorunluluktur, çünkü sadece özgür yazılım kullanıcıların özgürlüğüne saygı duymaktadır. Diğer taraftan, açık kaynak felsefesi yazılımı pratik olarak “daha iyi” yapmakla ilgilenir. Yazılımın özgür olmaması açık kaynak felsefesine göre ideal olmasa da bir çözümdür. Özgür yazılım hareketi için, özgür olmayan yazılım bir sosyal problemdir ve çözümü özgür yazılıma geçiştir[4]. Bu ayrımın özellikle vurgulanması gerekmektedir. Çünkü bu iki akım bir potada eritilerek “Free/Libre/Open Source Software (FLOSS) (http://en.wikipedia.org/wiki/FLOSS)” adı altında vurgulanmaktadır. Bu akımların birbirinden farkını daha iyi anlayabilmek, özgür yazılımın gerçek amacı olan “kullanıcı özgürlüğü” kavramını anlamak açısından oldukça önemlidir.

Linux
1991 yılında Finlandiyalı Linus Torvalds o zamanlar farkedilmeyen ama sonraları dünya çapında bir köklü değişikliğe yol açacak olan Unix tabanlı (aslen Minix) bir işletim sistemi çekirdeğini Intel'in yeni işlemcisinin korumalı mod mimarisini denemek için geliştirmeye başladı. İnternette yaptığı duyuru sonucunda tüm dünyadan bir çok programcıdan aldığı olumlu etkiler ve destek ile, çekirdek hızlı bir şekilde gelişti. Linux [5] adı verilen bu çekirdek dünyanın dört bir yanındaki programcılar tarafından geliştirilen açık kaynak kodlu, özgür bir yazılım olarak GNU hareketinin önemli üyelerinden biri oldu. GNU tarafından geliştirilmiş olan yazılımlar hızlı bir şekilde Linux çekirdeği ile çalışabilir hale getirilerek GNU/Linux işletim sisteminin temeli atıldı. Varoluş itibariyle GNU/Linux adıyla anılması gereken işletim sistemi, telafuz kolaylığı nedeniyle Linux adıyla anılmaktadır. Yıllardır sunucu tabanlı makinelerde egemenliğini göstermiş olan GNU/Linux işletim sistemi, günümüzde masaüstü bilgisayarlarda Microsoft işletim sistemlerinin egemenliğini tehdit eder bir hale gelmiştir. Son kullanıcıdan, uzman kullanıcıya ve gömülü sistemlerden süper bilgisayarlara kadar geniş bir yelpazede farklı dağıtımları bulunan GNU/Linux, bilişim alanında kullanıcıların özgürlükleri açısından önemli bir ilerleme niteliğindedir.
Günümüzde GNU/Linux dağıtımları artık her kullanıcının dilediği şekilde kullanabileceği bir durumdadır. Bir çok nedeni olsa da, kullanıcılar aşağıda özetlenmiş olan nedenlerden dolayı Microsoft işletim sistemlerine (özellikle Windows Vista) karşı GNU/Linux dağıtımlarını özellikle tercih etmelidir [6];

  1. Yenilikçilik: Microsoft'un Vista işletim sisteminde yeni olarak duyurduğu bir çok yeniliği (3B Masaüstü, saydam pencereler, güvenlik, vb. ), GNU/Linux dağıtımları çok önceden gerçekleştirmişti. Yenilikçilik açısından bakıldığı zaman, GNU/Linux dağıtımlarının Microsoft işletim sistemlerinin oldukça önünde olduğunu görebiliriz.
  2. Özgürlük: Bu yazıda vurgulanan en önemli kavram özgürlüktür. Siz bir yazılımı kullanmak istediğiniz zaman üzerinde her hakka sahip olmanız gerekir. Bunu size özgür yazılımlar ve GNU/Linux sağlar. Kullanıcı dostu bir dağıtım (Kubuntu, Ubuntu, Fedora, vb. ) indirip bir CD'ye çekip kullanabilirsiniz. Bunu özgür bir şekilde yapabilirsiniz. Ayrıca bunu ücretsiz olarak, sadece boş CD parasını ödeyerek (elbette bir de internete ödediğiniz ücret vardır) yapabilirsiniz. Tamamen özgür bir şekilde bu CD'yi dilediğiniz arkadaşınıza verebilirsiniz. Kimse sizi bu CD'yi kopyaladığınız veya arkadaşlarınıza dağıttığınız için durdurmayacaktır, hatta çoğu kişi destekleyecektir.
  3. Topluluk: Geleneksel olarak işletim sistemleri ve yazılımlar kullanıcı rehberi ve yardım masası desteği ile gelir. GNU/Linux bunlara ek olarak geniş bir kullanıcı ve geliştirici topluluğu ile gelir, böylece canınızı sıkan telefon görüşmeleri veya eksik belgeler olmaz. Elbette GNU/Linux ile birlikte uygulamaların kullanım rehberleri dağıtılmakta ama takıldığınız bir şeyi internet üzerinde IRC veya forumlarda sorup öğrenme şansınız daha yüksek.
  4. Sorumluluk: Sahipli yazılım aldığınızda yazılımınız belli derecede (kaçak olarak kullanmıyorsanız) garantili olarak gelir. Ama GNU/Linux dağıtımları açıkça herşeyden sorumlu olduğunuzu belirtirler. Yaptığınız her hata, her değişiklik, her deneme sizin sorumluluğunuzdadır. Bu nedenle bir şey yapmadan önce yedeklemek, vb. eylemleri gerçekleştirmeniz yine sizin sorumluluğunuzda olacaktır. Özetle GNU/Linux yetişkinler içindir. (Bkz: 5. neden)
  5. Güvenilirlik: GNU/Linux dağıtımları yeterince güvenilirdir. Siz deneme sürümü veya yeni yazılmış bir uygulama kullanmıyorsanız genellikle sisteminiz kolay kolay çökmez. Çökmesi için bayağı uğraşmanız gerekmektedir. Çökse bile bir parçası çöker, tüm sistem çökmez. Windows sistemlerle karşılaştırıldığı zaman virüs ve solucanlara karşı "doğuştan" bağışıklığı olduğu da kaçınılmaz bir gerçektir.

Neden özgür yazılım?
Korsan yazılım kullanımının yaygın olduğu Türkiye bağlamında düşünüldüğü zaman Özgür yazılımın önemi daha fazla ortaya çıkmaktadır. İnsanlar yazılım için bütçelerini aşan paraları vermek yerine, özgür ve ücretsiz olarak diledikleri gibi kullanabilecekleri yazılımlara teşvik edilmelidir. Türkiye'deki bir çok özgür yazılım projesi (Pardus, Labris, vb.) Türkiye'nin bilişim alanındaki gelişmeyi yakalaması açısından özellikle desteklenmesi gereken projeler olarak göze çarpmaktadır. Dünyanın yazılım tekeli firmalarının ürünlerini kullanmaya teşvik etmek, o ürünlere yönelik eğitimleri vermek yerine dünyadaki diğer gelişmekte olan ülkelerin yaptığı gibi kendi ürettiğimiz veya başarılı bir şekilde üretilmiş olan özgür yazılım ürünleri, hem ekonomik kazanç hem de uzmanlaşma amacıyla teşvik edilmelidir. BSA (BSA, dünyada ve Türkiye'de korsan yazılım kullanımıyla mücadele eden uluslararası bir kuruluş, BSA'nın bu konuda hiç bir yetkisi yoktur [7]) gibi yasal olmayan kuruluşların yöntemiyle kaçak yazılım kullanmayı engelleyemeyiz, kaçak yazılım kullanmayı insanları özgür yazılımlara yönelterek önleyebiliriz (Pakistan'dan gelişmekte olan birleşmiş milletler ülkelerine, Afrika'dan Malezya'ya, ve hatta Filipinler, Tayland ve Nepal'e, GNU/Linux ilgiyle takip edilen, araştırılan, üzerinde çalışılan ve kullanılan bir alandır. [8]).
Bu amaçla insanlar özgür yazılım ve kullanımları hakkında bilinçlendirilmelidir. Bilgisayarlar incelendiği zaman, evde bilgisayar kullanan son kullanıcının kullanışlı bir bilgisayar sistemi elde etmesinin maliyetinde iyice ucuzlayan donanımdan ziyade, o donanım üzerinde kullandığı yazılımların (işletim sistemi, ofis yazılımı, grafik yazılımları, araçlar vb.) lisans maliyetleri etkilidir. Düşük maliyetli bilgisayarların üretilebilmesi için öncelikle yazılım maliyetlerinin azaltılması gerekmektedir. Bunun çözümü özgür yazılımlar yüklenmiş olan bilgisayarların üretilmesi, satılması ve son kullanıcıya ulaştırılmasının teşvik edilmesinde yatmaktadır.

Kaynaklar
[1] http://en.wikipedia.org/wiki/Free_software
[2] The Free Software Definition
[3] A Quick Guide to GPLv3
[4] Why “Open Source” misses the point of Free Software?
[5] Linux
[6] Why everybody should use GNU/Linux, and how?
[7] Ethem Derman, BSA, EMO E-Dergi
[8] Open-Source Software Opens New Windows to Third-World

GNU/Linux kurma ve Disk Bölümleme

GNU/Linux kurarken en çok karşılaşılan sorulardan biri disk bölümlemesini nasıl yaparım sorusudur. Benim bu tip sorular karşısında yaptığım bölümleme yaparken bir uzmandan yardım alın cevabı oluyor. Bu cevap evet yeterince tatmin edici bir cevap değil ama yapabileceğim bir şey yok. Bu danışılan "uzman kişi" genellikle ben olduğum için bu sorunun kapsamı değişiyor, benim daha ayrıntılı cevap vermem gerekiyor.

Öncelikle kullanıcı olarak herkesin görevi, ne olur ne olmaz belli aralıklarla önemli verileri yedeklemektir. Bu yedekleme işlemini belli aralıklarla ve düzenli bir şekilde yapıyorsanız veri kaybına karşı korunuyorsunuzdur. Bu yedekleme işlemi için bir yedekleme aracı kullanabilirsiniz veya benim gibi bir dışsal sabit diske ve belli aralıklarla DVD'ye ilgili klasörleri, dosyaları aktararak yapabilirsiniz.

Yedekleme işini yapan biri olduğunuzu düşünerek ilk önerimi söylüyorum. Linux bölümleme ve kurma işlemine başlamadan önce yedeklerinizi alın.

Yedeklerimizi aldık, şimdi Linux kurmak için gereken disk bölümleme işlemine bakabiliriz. Linux Disk Bölümleme ile ilgili olarak ayrıntılı Türkçe Kaynak olarak "Linux Disk Bölümleme Nasıl"'ı okumanızı öneriyorum. Benim burada yazacaklarım tamamen pratiğe dayalı bilgilendirmeler olacak. Ayrıntılı bilgiye yukarıdaki Nasıl belgesinden ulaşabilirsiniz.

Windows kurulu makinede öncelikle Windowsu da saklamak istiyorsanız Partition Magic veya benzeri bir uygulama ile diskinizin boş alanında yaklaşık olarak 10 GB'lık bir alan ayarlamanız gerekiyor. Bu alanı biz iki adet GNU/Linux bölümü haline getireceğiz. 1 GB'lık alan takas alanı (swap partition) olacak, 9 GB'lık alanda başlangıç olarak bizim kök dosya sistemine ayrılacak alan olacak. Bu bölümü oluşturduktan sonra yapmamız gereken bir canlı ubuntu CD'si bulup bu CD ile bilgisayarı başlatmak ve Ubuntu açıldıktan sonra masaüstündeki Install uygulama kısayoluna tıklayıp, kurulumu başlatmak olacaktır.

Kurulumun aşamalarını anlatan ilgili adresteki adımları izleyebilirsiniz. Ancak bizim anlatımımızda diskimizde ayrıca Windows kurulumu vardı. Yukarıdaki bölüm ayarlamalarını bu yüzden yaptık. Sayfadaki "Select a Disk" aşamasında bizim farklı bir yöntem izlememiz gerekecek. "Manually Edit Partition" seçimini yapıp, açılacak bölüm ayarlama penceresinde daha önce ayarlamış olduğumuz 10GB'lik bölümü ikiye ayırıyoruz (eğer daha önceden takas alanı ve kök alanı olarak ayırmadıysak). Kök alanımızı "mount point" olarak (/ işaretiyle) belirtiyoruz.

Kurulumu bitirdikten sonra yapmamız gereken şu adresten ihtiyaç duyduğumuz uygulamaları kurmaya başlamak olacaktır. Ubuntu, Debian tabanlı bir işletim sistemi olduğu için apt kullanımını anlatan APT Nasıl rehberini okumak faydalı olacaktır.

İlgili Bağlantılar:
http://www.belgeler.org/howto/
http://www.cagataycebi.com/linux/file_system/file_system.html
http://linuxplanet.com/linuxplanet/tutorials/4269/1/
http://www.linuxplanet.com/linuxplanet/tutorials/3174/1/
http://tldp.org/HOWTO/Partition/
http://www.psychocats.net/ubuntu/partitioning

Google Calendar ve Evolution

GNU/Linux işletim sistemlerinde, GNOME için posta programı olarak Evolution kullanılıyor. Ben de webten erişimi kolay oluyor diye google tarafından sunulan calendar hizmetini ayrıca kullanmaya başladım. Yapmam gereken görev ve etkinlikleri tarih ve saat vererek rahatça planlayabiliyorum. Bu takvimi ayrıca okulda postalarımı takip ettiğim Evolution'a eklemek, sağ üstte bulunan küçük ve Evolution'a bağlı tarih-saat uygulamasında bu etkinliklerin gözükmesi açısından oldukça faydalı oluyor.

Bu işi yapmak oldukça kolay. Evolution kullanıyorsanız bu takvimi ekledikten sonra daha çok kullanacaksınız demek oluyor. Şimdilik bildiğim tek eksik yanı, bu takvimin sadece okumaya yönelik alması.

Bu işlemi yapmak için bir terminalden (gnome-terminal) aşağıdaki komutu girmelisiniz:

/usr/lib/evolution-webcal/evolution-webcal YOUR_PRIVATE_ICAL_URL

Buradaki YOUR_PRIVATE_ICAL_URL google calendar sayfasından alınıyor. Takvimleri Yönet (Manage Calendars) sayfasını açarak (takvim listesinin sağ altındadır bu bağlantı) oradan eklemek istediğiniz takvimin ismine tıklayıp o takvimle ilgili ayar ve bilgilere ulaşıyoruz. Bu sayfanın altında "Özel Adres" (Private Address) bağlantılarını gösteren (XML, ICAL, HTML şeklinde) resimler bulunuyor. Bu resimlerden ICAL olanına tıklayıp takvimin özel adres bilgisini kopyalıyoruz. Yukarıdaki YOUR_PRIVATE_ICAL_URL yerine bu adresi kullanıyoruz.


Yukarıdaki komut çalıştığında bize takvimin güncellenme sıklığı vb. bilgileri soran bir ufak pencere çıkıyor. Bu pencereyi onayladıktan sonra takvim Evolution'a eklenmiş oluyor.

Ekleme işlemi bittikten sonra artık GNU/Linux bilgisayarınızda, Gnome üzerinde rahatlıkla daha önce planladığınız etkinlik ve görevleri takip edebilirsiniz.

(Bu son ekran görüntüsünde saatler yanlış çıkmış (iki saat ileri) :) Ama Evolution Calendar'da doğru saatler gözüküyor. Bu bir hata olabilir, bunu araştırmalıyım :S )
Kaynak:
Linux Tip: Automatically Subscribe to Your Google Calendar
Mashing Google Calendar and Gnome
Evolution and Google Calendar işlemi gösteren bir resim